İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Ceza Dairesi

YARGITAY · 21. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/182 K.2015/410

Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Esas2015/182Karar2015/410Tarih22 Nisan 2015Okuma4 dk · 841 kelime

KÜNYE

21. Ceza Dairesi 2015/182 E., 2015/410 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Nisan 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

841 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:

Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,

Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “ 5237 sayılı TCK'nun 1. fıkranın a, b, c, d ve e bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına,” denilmek suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Yargıtay 11 Ceza Dairesi'nin sayısız kararlarında yakalandığı esnada üzerinde sahte veya gerçek herhangi bir belge taşımayan kişinin gerçek kimlik bilgilerine aykırı beyanları yalan beyanda bulunma suçunu veya (kimlik bilgileri gerçek kişiye ait ise) özel iftira suçunu oluşturacağı belirtilmiştir.

Sorun: Acaba kişinin üzerinde kendisine ait olduğunu iddia ettiği ancak hayali bir kişiye ait kimlik bilgilerini taşıyan bir kimlik belgesi bulunması ve kişinin bu belgedeki kimlik bilgilerinin kendisine ait olduğunu söyleyerek memurun tuttuğu tutanağın bu kimlik bilgilerine göre düzenlenmesini sağlaması halinde eylemin sahte kimlik belgesi düzenlemek/düzenletmek ve kullanmak suçu yanında ayrıca memura yalan beyanda bulunma suçunuda oluşturup oluşturmayacağıdır.

Kanaatimizce sürücü belgesi veya sahte nüfus hüviyet cüzdanı düzenleyip/düzenletip taşıyan kişilerin memurlarca yapılan bir soruşturmada veya yapılan yol araması sırasında kimlik bilgileri hakkındaki sorulara üzerlerinde taşıdıkları sahte nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesindeki kimlik bilgilerini söyleyerek tuttanak tutturmaları eylemi resmi belgede sahtecilik suçunun devamı ve bunların kullanımı niteliğinde olup TCK'nun 204 kapsamında kalmaktadır. Çünkü; kişilerin ayrı bir suç işleme irade ve kastı bulunmamaktadır. Sahte kimlikteki bilgileri verme eylemi sahte kimlik taşımanın doğal sonucu olarak gerçekleşmektedir.

Sayın çoğunluk esas itibari ile kimlik belgesinde sahtecilik eylemi ile (bu sahte kimlikteki bilgilerin memura söylenerek sahte belge düzenlenmesinin temini halinde) memura yalan beyanda bulunma suçunun birlikte oluşacağını kabul ederken 5237 sayılı TCK’nun 212. maddesine dayanmaktadır. Bu nedenle TCK 212 maddesi üzerinde durmak gerekir.

5237 sayılı Kanunun 212. maddesinin madde metninde sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili diğer suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı kabul edilmiştir.

Ancak: Bunun için kişilerin bu beyan sırasında yeni bir suç işleme irade ve kastı ile hareket etmeleri gerekir. Mevcut olaya baktığımızda kimlik belgesinde sahtecilik suçu memura yalan beyanda bulunma suçunun nedeni ve ağırlaşmış halini oluşturmaktadır. Ve bu sırada kişi sahte kimlik belgesini kullanmaktadır. O nedenle ikinci bir suç işleme iradesinin varlığından bahsedilemez.

Sahte kimlik belgesi düzenlemek suçlarında (aksi isbat edilemiyorsa) suç tarihi kullanma tarihi olarak kabul edilmektedir. Memura sahte kimlik belgesini vererek kimlikteki kişinin kendisi olduğunu söylediğinde sahte belgeyi kullanmış olmaktadır. TCK 204/1. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçundaki süreç henüz devam etmektedir.

Dolayısı ile sahte kimlik belgesini kullanarak ve buna bağlı olarak kimlikteki bilgiler doğrultusunda yalan beyanda bulunan kişinin eyleminin tek ve ağır olan sahte kimlik belgesi düzenleyip/düzenletip kullanmak olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenlerle 5237 sayılı Kanunun 212. maddesinin hükmünün bu gibi olaylarda uygulama yerinin olmadığı ve ayrı bir yalan beyan suçunun oluşmayacağı kanaatindeyim.

Kişinin üzerinde hiçbir kimlik belgesi olmadan yalan beyanla kimlik bilgileri hakkında gerçek dışı tutanak tutulmasını sağlaması halinde ancak o zaman 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinin uygulanması gündeme gelecektir. Yani sahte kimlik taşıyanlar buna uygun beyanda bulunursa bu eylem sahte belgeyi kullanma olacaktır. Veya en aleyhe kabulle aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uygulanmalıdır. Olayda kişinin iradesi zaten üzerindeki sahte kimlik belgesini kullanmaktır. O nedenle irade ve kasıtda bir kesinti ve yenileme yoktur. Aksine düşünce bir kişiye aynı eylemden dolayı iki kez ceza verilmesi sonucunu doğurur ki bu durum ceza adaleti ile bağdaşmaz.

Nitekim 11. Ceza Dairesinin önceki tarihli bir kararında “5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinde yaptırıma bağlanan memura yalan beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için, sanığın resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunması gerekli olup, 22.08.2006 günlü olay yakalama muhafaza ve savcı görüşme tutunağı, Emniyet Müdürlüğünün aynı tarihli aranan şahıslar büro amirliğine hitaben yazılan müzekkere ve dosyadaki belgelerden … yapılan üst araması sırasında D.G adına tanzim edilmiş,

sahte sürücü belgesi ve hüvviyet çıkması üzerine … üzerinde çıkan sahte kimlik belgesine uyan biçimde beyanda bulunmasında ayrıca memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek unsurları yönünden oluşmayan bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi” bozma sebebi yapılarak bu hususa dikkat çekilmiştir. (11. CD. 25.09.2007 tarih ve 6660/5847 E.K )

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sahte kimlik belgesi düzenleyip buna bağlı olarak bu kimlikteki kişinin kendisi olduğu yönünde memura beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı TCK'nunun 206. maddesinin uygulanmayacağı sadece TCK'nun 204/1. maddesindeki suçun oluşacağı kanaatiyle sayın çoğunluğun aksi yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/182, K. 2015/410, 22 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Ceza Dairesi
Esas No
2015/182
Karar No
2015/410
Tarih
22 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/182 K.2015/383
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/182 K.2015/13232
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/183 K.2015/97
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/183 K.2015/462
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/183 K.2015/25
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/183 K.2015/26744

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.