KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/296 E., 2015/702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Sanığın 19.06.2008 günü, kollukça durumundan şüphelenilerek yakalandığında gerçek bir kişi olduğu anlaşılan...adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiğinin ve sonrasında düzenlenen tüm tutanak ve belgelerin ... adına düzenlediğinin anlaşılması karşısında, iftiraya konu olabilecek bir suç nedeniyle değil de şüphe üzerine yakalanması ve ...'a her hangi bir suç isnadında bulunmamış olması nedeniyle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı düşünülmekte ise de,
olay sonrası kollukça düzenlenen tüm tutanak ve belgelerin ... adına düzenlenmiş olması nedeniyle "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşacağı değerlendirilmeden, eylemlerin bir bütün olarak "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğundan bahisle tek suçtan hüküm kurulması, keza dosya içinde bulunan adli sicil kaydına göre, mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık, 19.06.2008 günü şüphe üzerine kollukça yakalandığında ibraz ettiği ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanının, kolluk görevlileri tarafından çıplak gözle incelendiğinde; üzerindeki yazı ve rakam karakterlerinin farklı olması ve olması gereken kabartmaların olmaması nedeniyle sahte olabileceğinden şüphelenildiği hususunun tutanak altına alınmış olması karşısında, sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgenin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- KabuIe göre de;
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/296, K. 2015/702, 5 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama