KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/2976 E., 2015/4101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 11 - 2011/365812
- Mahkemesi
- Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 01/07/2011
- Numarası
- 2010/469 (E) ve 2011/399 (K
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, muhtardan aldığı sahte nüfüs cüzdanı talep belgesiyle nüfus müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı çıkarmasından ibaret eylemi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesi hükümleri gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken uygulanmamış olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Adli emanetin 2010/353 sırasında kayıtlı suça konu belgenin akibeti hakkında karar verilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, ilgili hüküm fıkrasına "adli emanetin 2010/353 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosya arasında delil olarak saklanılmasına" ibaresi eklenilerek karar verilmek suretiyle , sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında "başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendi kimliğini saklayarak, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği cihetle, kolluk tarafından tutulan 23.07.2010 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere sahte kimlik ibrazından önce sanığın gerçek kimliğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde kolluk görevlilerince bilindiği, sahte kimlik bilgileriyle herhangi bir evrak düzenlenmediğinden yasal unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/2976, K. 2015/4101, 20 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama