KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/6142 E., 2016/343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2016
- Tebliğname No
- 11 - 2012/98547
- Mahkemesi
- Aliağa(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 01/12/2011
- Numarası
- 2011/374 (E) ve 2011/758 (K
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için öncelikle yalan beyanda bulunma eyleminin mutlaka bir resmi belgenin düzenlenmesi sırasında gerçekleştirilmesi, ayrıca kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir.
Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda, sanığın kasten öldürme suçundan dolayı arandığı, ancak üzerinde kimlik taşımadığı ve polis kontrollerinden akrabalarının kimlik bilgileri ile geçtiği, ...... ilçesi metro durağı önünde simit tezgahı işlettiği, 24.05.2011 tarihli tutanağa göre bu durumun kolluk görevlilerince önceden bilindiği, olay günü sanığın yakalandığı esnada kimliği sorulduğunda çelişkili beyanlar vermesi üzerine,
asayiş büro amirliğine götürülen sanığın yaptırılan parmak izi araştırmasında gerçek kimliğinin saptandığı ve 15.06.2011 tarihli olay tutanağının da sanığın kendi ismiyle imzalandığı anlaşılmakla, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/6142, K. 2016/343, 18 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama