KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/7235 E., 2016/3596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
1-Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için düzenlenen veya değiştirilen ya da kullanılan belgenin, gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık özelliği bu suçun temel unsuru olup, özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte (nesnel) olup olmadığı ve beş duyuyla ilk bakışta anlaşılabilir olup olmadığı, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda sanığın güven telkin etmek amacıyla müştekinin işyerinde bıraktığı “T.C ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü Atama Dairesi Başkanlığı“ başlıklı belge aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin iğfal kabiliyetini haiz olmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki gözönünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
5237 sayılı TCK'nun "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hakimin takdir ve değerlendirme yetkisi içerisindedir.
Ancak, Anayasa'nın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu denetime olanak sağlayacak şekilde yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur.
Yasa metinlerindeki ifadelerin kararda tekrar edilmesiyle yetinilmesi halinde bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe sayılamayacağı cihetle, sanık hakknda dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/7235, K. 2016/3596, 20 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama