KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/801 E., 2015/2175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
I- Sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanıklar ... ve ...'nın yokluklarında verilen sırasıyla 22.01.2011 ve 14.02.2011 tarihlerinde usulüne uygun tebliğ edilen mahkumiyet hükümlerini, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 26.05.2011 ve 10.03.2011 havale tarihli dilekçeler ile temyiz ettikleri anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları nedeniyle yapılan incelemede
1-Her iki sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden,
a- Sanıkların ibraz ettiği sahte vekaletnamenin ...
Tapu Sicil Müdürlüğünde görevli müdür yardımcısı ... tarafından vekaletname üzerindeki iki resimden birinde mühür izi bulunmaması nedeniyle sahteliğinden şüphelenilerek noterlikten sorulması üzerine vekaletnamenin sahteliğinin anlaşıldığı olayda; belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu vekaletname celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması,
aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması ile gerek resmi evrakta sahtecilik gerekse nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüse ilişkin olarak sanıkların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Suça konu belgenin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
2- Sanık ... hakkında, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir.
Sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 62. maddesi uyarınca "sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de nazara alınarak" gerekçesiyle takdiri indirim uygulanmak suretiyle düşürülmesine rağmen, ertelememe ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmama gerekçesi olarak,
"geçmişteki durumu ve suç işleme eğilimi göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılmadan cezanın ertelenmesi takdiren yer olmadığına" ve "mahkemece tespit edilen kişilik özellikleri, duşumadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılmadığından 5271 sayılı CMK'nun 5728 sayılı kanunla değişik 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına", denilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/801, K. 2015/2175, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama