KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/9252 E., 2017/181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
1-TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda; sanığın yakalanması üzerine ismini kendi beyanına göre ...... olarak bildirdiği, daha sonra gerçek kimlik bilgilerinin öğrenildiği olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, ...... adına herhangi bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği, gerçek isminin hangi aşamada anlaşıldığı araştırılıp tespit edildikten sonra sonucuna göre eyleminin TCK'nun 206/1. maddesinde tanımlanan'' resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan'' suçunu veya 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen “kimliğini gizleme” kabahatini oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olan ......... Ceza Mahkemesinin ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 1.200 TL adli para cezalasının kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK.nun 206/1 maddesinde düzenlenen "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun yaptırımlarından hapis cezasının alt sınırı " 3 ay hapis cezası " olduğu halde ve hüküm fıkrasında " .. seçimlik cezalardan hapis cezası seçilerek ve alt sınırdan ceza tayini suretiyle .." denildiği halde; mahkemece temel hapis cezası olarak 6 ay hapis cezası belirlenmek suretiyle cezanın belirlenmesi konusunda hüküm fıkrasında çelişki oluşturulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/9252, K. 2017/181, 16 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama