KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/1603 E., 2017/385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
1) 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca suça uygulanacak cezanın belirlenmesinde gözönünde bulundurulması gereken hususlar açıklanmıştır. Somut olayda ilgili suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırları arasında ceza tayin edilirken, cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmünde gösterilen ölçütler dikkate alınacaktır.
Bir suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkı kullanılacaktır.
Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasında "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklinde ifade edilen "orantılılık" ilkesi de gözetilecektir. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hakimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur.
Somut olayda ise, 2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanma eylemleri nedeniyle sanık hakkında hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi sırasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/1603, K. 2017/385, 31 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama