KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/168 E., 2016/3286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Sanığın müteahhitliğini yaptığı inşaatın 08.04.2011 tarihinde ruhsat eki projelerine aykırı olduğundan mühürlendiği, buna rağmen mührün bozularak inşai faaliyete devam edildiğinin iddia edildiği olayda.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapı durdurma belgesinin inşaata asılması veya bu hususun tebliğ edilmesi gerektiği, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek yapının durdurulmasından haberdar olmadığını, belgenin inşaata asılmadığını beyan etmesine rağmen tutanak düzenleyicilerin yapı durdurma belgesini inşaata astıklarını söylemeleri ile yapı durdurma belgesinin tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosyada bulunmaması ve UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında....
Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/434 Esas sayılı dosyasında mühür bozma suçu nedeniyle açılmış başka bir dava bulunduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi bakımından; ....
Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/434 Esas sayılı dosyası ile adliye tevzi bürosundan da sanık hakkında aynı inşaat nedeniyle mühür bozma suçundan açılmış başka davalar bulunup bulunmadığı sorulup varsa bu dosyalar da duruşmaya getirtilip incelenerek davaların mümkünse birleştirilmeleri, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, iddianameleri ile bu davayı ilgilendiren tüm delillerin onaylı birer suretlerinin dosya arasına konulması,
suça konu inşaatta çalışan işçilerin tespit edilerek yapı durdurma belgesinin inşaata asılıp asılmadığının sorularak suçun sübutu halinde, eylemlerin zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/168, K. 2016/3286, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama