KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/534 E., 2016/3512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
1- Mühür bozma suçlarında sanık hakkında düzenlenen aynı mühür bozma tutanağından dolayı birden çok dava açılmış ise davanın mükerrer açıldığının kabulünün gerekeceği, ancak aynı sanık hakkında birden çok mühür bozma tutanağı düzenlenmiş ise, hukuki kesinti iddianame tarihi itibariyle oluşacağından, bu tarihten önce düzenlenen birden fazla mühür bozma eylemi varsa zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı,
bu kapsamda sonradan sübutu kabul edilen eylemler nedeniyle münhasıran önceki cezada zincirleme suç hükümlerinin uygulaması nedeniyle ortaya çıkacak olan ilave cezaya hükmolunabileceği cihetle; dosya içerisinde bulunan ...
3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/474 Esas, 2010/13 Karar, sayılı ilam içeriğinden, aynı işyerine ilişkin olarak 25.08.2008 ve 28.08.2008 tarihli mühür bozma eylemleri nedeniyle sanık hakkında 13.08.2009 tarihli iddianameyle anılan kamu davasının açıldığı ve yargılama neticesine sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, anılan ...
3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/474 Esas sayılı dava dosyası getirtilip incelenerek, özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin denetime olanak verecek biçimde dosyaya intikalinin sağlanması ve sonucuna göre sanığın eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme mühür bozma suçunu mu yoksa ayrı ayrı suçlar mı oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20,00 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” şeklindeki hüküm dikkate alınmadan, toplam 16,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/534, K. 2016/3512, 19 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama