KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/616 E., 2016/1381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1- Çalıntı ihbarı üzerine sanığın sevk ve idaresindeyken ele geçirilen kamyonda yapılan aramada aynı anda bulunan farklı gerçek kişiler adına tanzim edilmiş motorlu araç trafik tescil belgesi, vergi levhası, sürücü ve ticari taşıt kullanma belgelerinin sahte olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında;
ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun "kamu güveni" olması,
suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği cihetle, açıklanan ilkeler doğrultusunda farklı gerçek kişiler adına düzenlenmiş ve değişik zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmayan belgeler yönünden eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu,
ancak sahte belge sayısının, TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/616, K. 2016/1381, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama