KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/8970 E., 2016/6108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Sanığın çalıntı olduğu ve sahte olarak düzenlendiği tespit edilen çeki kullandığının iddia olunması, sanığın ilk ifadesinde, ... İnş. Met. Tem. …. Ltd.
Şti. nin sahibi olduğunu, 12.08.2006 tarihinde işyerine gelen ... isimli kişiye tesisat malzemesi sattığını, müşteri çeki olduğunu söylediğini, buna ilişkin faturayı dosyaya ibraz ettiğini, bankadan bir problem olmadığının söylenmesi üzerine kabul ettiğini ifade etmesi, mahkeme huzurundaki savunmasında ise, olay tarihinde adı geçen şirkette işçi olarak çalıştığını, şirket yetkilisi ...'ın kimliğini aldığını, sigorta işlemlerini yapacağını söylediğini, suça konu olayın kimliğinin alındığı tarihte gerçekleştiğini, suça konu çeki görmediğini ve kimseye vermediğini beyan etmesi,
fatura üzerinde ...'in adının altında yazılı bulunan adreste yapılan araştırmada, adı geçenin ikametinden ayrıldığı ve muhtarlığa bildirimde bulunmadığına dair matbu terk belgesinin düzenlediğinin belirlenmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle...'in fatura üzerinde yazılı adreste fatura tanzim tarihi itibariyle oturup oturmadığı,
adreste bulunan yapının mülkiyet sahibinden, komşularından ve çevreden etraflıca sorulup, aynı zamanda hırsızlık suçuna ilişkin tefrik edilen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp, varsa bu dava ile ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya intikalinin sağlanmasından sonra, sanığın mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri alınarak ve ilgili kurumlardan temin edilerek suça konu çek üzerindeki yazı ve imzaların sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle, sonucuna göre toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/8970, K. 2016/6108, 12 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama