KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2016/939 E., 2016/7514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas ve 2009/243 sayılı kararında belirtildiği üzere.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "sanığın duruşmada hazır bulunmaması" başlığını taşıyan 193. maddesine, 01.06.2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5353 sayılı Yasa ile eklenen 2. fıkrası gerekçesinde, "sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir" şeklinde açıklanmış olup, sanık hakkında, mahkumiyet dışında bir karar verileceği, toplanan delillerden anlaşılan hallerde, davanın gereksiz yere uzamaması için sorgusu yapılmadan da davanın bitirilmesi olanaklı hale gelmiştir.
Bu bağlamda 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin, dosya kapsamına göre mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, delil takdiri ile hüküm kurulması gereken hallerde sanığın sorgusunun yapılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde ise katılan kurumun özelleştirme tarihinin 29.12.2010, suça konu sayacın mühürleme tarihinin 24.08.2010 ve suç tarihinin 25.04.2012 ve sanığın iş yerini kiralama tarihinin ise 25.04.2011 olması nedeniyle,
sanığa iddianame okunup usulen sorgusu yapılmadan ve suç tarihinde sanığın suça konu yerde faaliyet gösterdiği anlaşıldığından eylemin sanık tarafında yapılıp yapılmadığı araştırılmadan soruşturma aşamasında verdiği ifadesi ile yetinilerek mühürleme işleminin özelleştirmeden önce yapıldığı dikkate alınmaksızın mühürlemeyi yapan kurumun özelleştiğinden bahisle beraat kararı verilmek suretiyle CMK'nın 147 ve 191. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2016/939, K. 2016/7514, 7 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama