KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2006/1185 E., 2006/5426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı sigortalılık başlangıç tarihinin 16.8.1977 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, Davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 16.08.1977 tarihi olduğunun tesbiti ile 23.09.2004 tarihinde kuruma emeklilik talebi nedeni ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitini istemiştir. Mahkemece, davacının 23.09.2004 tarihini takip eden ay başı olarak yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Dosya içerisindeki 23.09.2004 tarihli dilekçesi ile davacının emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının bildirilmesi için Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İzmir sigorta il müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, daha sonra 06.01.2005 tarihli emeklilik tahsis talep dilekçesi ile müracaatta bulunduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı yasanın 62/1 maddesi uyarınca, sigortalının yaşlılık aylığı için kuruma müracaat ettiği tarihi takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağına ilişkin düzenleme karşısında davacının emeklilik talep dilekçesini verdiği 06.01.2005 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti gerekir. Halbuki mahkemece yaşlılık aylığı talebini içirmeyen bilgi edinmek amacı ile verilen 23.09.2004 tarihli tahsis ön hazırlık dilekçesine göre karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/1185, K. 2006/5426, 29 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama