KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2006/12720 E., 2007/9169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2007
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, prim borcunun bulunmadığının tespitine, tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile emekliliği hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı ...-Kur’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, davacının yaşlılık aylığını hak ettiği 16.3.2001 tarihi itibariyle davalı kuruma prim borcunun bulunmadığının ve 27.8.2003 tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile, 01.01.2001 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı kurumca 01.11.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği davacının 14.9.2000- 9.2.2001 tarihleri arasında Umum Erkek Kadın Konfeksiyoncu Terziler Odası, 2.1.1978-31.12.1987, 1.5.1999-25.12.2000 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, 12.02.2001 tarihi itibariyle terkin edildiği,
davacının 31.10.2000 tarihinde 928.321.000 TL. ve 922.000.000 TL, 17.11.2000 tarihinde 42.000.000 TL, 19.12.2000 tarihinde 41.659.000TL, 16.01.2001 tarihinde 41.700.000 TL, 15.02.2001 tarihinde 41.700.000TL ve 16.03.2001 tarihinde de 41.700.000 TL olmak üzere prim ödemelerinde bulunduğu, 01.11.1982 tarihi ile vergi kaydının sona erme tarihi olan 25.12.2000 tarihleri arasında borçlu olmadığının davalı Kurum tarafından bildirilmiş olduğu davacının 2001 yılı itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı ihtilaflı değildir.
Uyuşmazlık 9.2.20001 tarihine kadar devam eden oda kaydı nedeniyle davacının mesleki faaliyetinin bu tarihe kadar devam ettiğinin anlaşılması halinde oluşabilecek prim borcunun davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına engel olup olmayacağı noktasındadır.
Davacının talebi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bu nedenle davalı ...-Kur’un davacının vergi kaydının sona erme tarihi olan 25.12.2000 tarihinden sonra faaliyetin 12.02.2001 tarihine kadar sürdüğünün anlaşılması halinde davalı kurumca tahakkuk edecek prim ve gecikme zammının davacıdan her zaman tahsil edilmesinin mümkün olmasına göre davalının bu konudaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Mahkemece davacının 27.08.2003 tarihindeki yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki başvurusu dikkate alınarak bu tarihi takip eden ay başı itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda davacıya tahsis talebi bulunmadığı halde 1.1.2001 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/12720, K. 2007/9169, 5 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama