Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın hukukî nitelikçe, tahakkuk eden prim borçlarının Katma Değer Vergisi Kanunu’na dayanılarak Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan 81 ve 84 seri nolu “Katma Değer Vergisi Genel Tebliğleri”nin “Sosyal Sigortalar Kurumu Prim borçlarına mahsup” başlıklı maddelerine göre katma değer vergisi iade alacağından mahsup edilmesi talebiyle ilgili vergi dairesine başvurulmasına rağmen,
primin Kuruma geç intikali nedeniyle belirlenen prim ve gecikme zammının 6183 sayılı yasa kapsamında tahsili için Kurumca düzenlenerek gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkin bulunmasına, işverenin prim ödeme yükümlülüğünün, 506 sayılı yasanın 80. maddesine dayanmakta olup, aynı maddenin 4. fıkrasında, prim alacaklarının Kurum tarafından, 6183 sayılı yasa hükümlerine göre tahsil edileceği ve bu ödemenin Kurum’a yapılması gerektiği giderek dava ve icra takibi açılmış olsa bile ödenmemiş prim alacağı için gecikme zammı tahsil olunacağı hükme bağlanmış olmasına,
506 sayılı yasanın 80. maddesinin emredici kuralı karşısında Maliye Bakanlığı ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı arasında imzalanan 21.03.2001 tarihli protokol ile Maliye Bakanlığı’nın konuya ilişkin olarak çıkardığı 81 ve 84 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğleri hükümlerinin kamu düzenine ilişkin bu yükümlülüğü değiştirici veya ortadan kaldırıcı bir düzenleme getirmesinin kural olarak mümkün bulunmamasına,
kaldı ki, davacının anılan protokol ve Katma Değer Vergisi Genel Tebliğindeki koşulları yerine getirmemesine ve öte yandan da, 5035 sayılı yasa ile 506 sayılı yasaya eklenen geçici 88. madde hükmü çevresinde belli koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak,
gecikme zammı uygulamasından muaf tutulacak işverenlerin, 4842 sayılı yasanın 32. maddesi ile 506 sayılı yasanın 80. maddesine eklenen 2. fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe (=24.04.2003) kadar, katma değer vergisi iade alacağının prim borçlarına mahsubunu isteyen işverenlerle sınırlı bulunmasına göre, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.12.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.