1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Diğer bir yönüyle dava; ... tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile Kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir.
Bu yönüyle, davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı yasanın 62. maddesidir. Anılan madde hükmüne göre “sigortalıya tahsis talebinden sonraki aybaşından başlayarak yaşlılık aylığı bağlanır.”
Somut olayda ise, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öteyandan, 506 sayılı Yasanın 60-A-c maddesine göre, yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için, 55 yaşını doldurmamış olmakla beraber 25 yıldan beri sigortalı olmak ve 5000 gün prim ödemek koşuldur. Somut olayda ise, davacı ilk olarak 01.03.1981 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. Davacının sigortalılık süresinin dava ve karar tarihi itibariyle 25 yıl olmadığı açıktır.
Mahkemenin, davacının tahsis talebinde bulunmadığı ve yaşlılık aylığı koşullarının da oluşmadığı hususunu gözardı ederek başvuru tarihini izleyen aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1. fıkrasının yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin sözcüklerin yer aldığı 2. bendinin tamamen silinmesine, yerine “Davacının, 01.06.1984-30.06.2004 tarihleri arasında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tesbitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.