KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2006/15159 E., 2006/15246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2006
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ilk kesinti tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, davacının teslim ettiği ürün bedelinden ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.06.1998 tarihinden itibaren tarım ... kapsamında olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı yasanın 6/b ve 506 sayılı yasanın 3/I-F ve K maddelerine göre, bir kimsenin aynı anda çifte sigortalı olması sosyal güvenlik sistemimize göre mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan dönemde tarım ... sigortalısı kabul edilemeyeceği dikkate alınmalıdır.
Dosya içerisindeki belgelerden, davacının, tesbitine karar verilen süre ile çakışan 01.11.1997-01.10.1998 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan 01.06.1998-01.10.1998 tarihleri arasında da tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Öte yandan, davalı Kurum’un 01.12.1999 tarihinden itibaren davacıyı tarım ... sigortalısı olarak tescil ettiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Kurum’un tescil ettiği sürelerin tesbitinde davacının hukuki yararı olmadığından, bu sürelere ilişkin istem hakkında hüküm konulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kabulü de isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/15159, K. 2006/15246, 14 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama