İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4712 K.2007/1568

Davacı, malüliyetinin tesbitiyle, hak kazandığı tarihten itibaren malüliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Esas2006/4712Karar2007/1568Tarih8 Şubat 2007Okuma4 dk · 739 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2006/4712 E., 2007/1568 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2007
Mahkemesi
Kırıkkale İş Mahkemesi
Tarihi
07/03/2006
Numarası
532-18
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

739 kelime·4 dk okuma

Davacı, malüliyetinin tesbitiyle, hak kazandığı tarihten itibaren malüliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Davacı, hak kazandığı tarihten itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, 1479 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereğince davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır.

Davacının, 24.12.1977-23.02.1978, 06.04.1983-13.06.1983, 01.02.1986-02.07.1986, 01.01.1987-03.01.1987, 01.06.1987-25.07.1987, 23.11.1993-03.12.1993 tarihleri arasında toplam 253 gün Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu sigortalılığı; 01.04.1988-01.11.1993 tarihleri arasında 5 yıl 7 ay 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım Bağ-Kur sigortalılığı ve 08.02.1997-11.02.1998 ile 02.07.1999-31.10.1999 tarihleri arasında da isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığı bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Somut olayda, Bağ-Kur Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nca, K. Devlet Hastanesi’nin 22.12.1997 tarihli sağlık kurulu raporuna istinaden davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmediğine karar verilmiş, bu karara itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 30.06.2004 tarihli raporunda, mevcut belgelere göre sigortalının maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile Bağ-Kur kapsamına girmiş olduğundan 1479 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi gereğince maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 12.10.2005 tarihli raporunda da, davacının halihazır durumuyla mevcut arızasının, 8/23290 sayılı “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre beden çalışma gücünün üçte ikisini yitirmediği mütalaa olunmuştur. Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 13.02.2006 tarihli raporunda ise, davacının beden çalışma gücünün üçte ikisini yitirdiği bildirilmiştir.

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 30.06.2004 tarihli raporunda, davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirip yitirmediği belirtilmeden, sigortalının maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile Bağ-Kur kapsamına girmiş olduğundan 1479 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi gereğince maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağına karar verilmiştir.

Ayrıca, anılan raporda, davacının Bağ-Kur kapsamına giriş tarihi olarak hangi tarihin esas alındığı da açıklanmamıştır. Öte yandan, 1479 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereğince çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.

Aynı maddenin 2. fıkrasına göre, bu yasaya tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı, bu hastalık ya da arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.

Başka bir anlatımla, 1479 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesinin uygulanabilmesi için, malul sayılan sigortalıdaki hastalık ya da arızanın kişinin sigortalılık niteliğini kazanmasından önceye ait bulunması yeterli değildir. Söz konusu hastalık ya da arızanın malul sayılmayı gerektirecek nitelikte bulunması da gereklidir. Bu bakımdan, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 30.06.2004 tarihli raporu gerekçeli ve açıklayıcı nitelikte değildir.

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 12.10.2005 tarihli raporunda ise, davacının halihazır durumuyla mevcut arızasının, 8/23290 sayılı “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre beden çalışma gücünün üçte ikisini yitirmediği belirtilmiştir. Oysa, 1479 sayılı Yasa’nın 28/3. maddesinde, sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş sayılacaklarının, Sağlık İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’teki esaslara göre tespit olunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, “Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”teki esaslara göre tespit yapan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 12.10.2005 tarihli raporu da hükme esas alınacak nitelikte bulunmamaktadır.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun “Adli Tıp Genel Kurulu’nun görevleri” başlıklı 15/f. maddesinde, Adli Tıp Genel Kurulu’nun, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı

belirtilmiştir. Hal böyle olunca, 28.06.1976 gün ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere, 1479 sayılı Yasa’nın 56. maddesi delaletiyle 506 sayılı Yasa’nın 109. maddesindeki prosedür doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan görüş alınması gerekir.

Mahkemece yapılacak iş, davacının daha önce tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarındaki tüm bilgi ve belgelerin celbi ile dosyanın, gerektiğinde sigortalının da Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmek suretiyle öncelikle Sağlık İşlemlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirip yitirmediği saptanmak, davacının çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiğinin saptanması halinde, ilk Bağ-Kur sigortalılığının başladığı tarihteki hastalık ya da arızasının malul sayılmayı gerektirecek derecede ve yoğunlukta bulunup bulunmadığı belirlenmek ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,08.02.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/4712, K. 2007/1568, 8 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/4712
Karar No
2007/1568
Tarih
8 Şubat 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4713 K.2007/1565
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4714 K.2007/1566
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4715 K.2007/1563
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4716 K.2007/1676
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4717 K.2007/1677
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/4718 K.2007/1666

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.