KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2006/4802 E., 2006/2072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Ankara 17. İş Mahkemesi
- Tarih
- 08.03.2006
- No
- 1831-145
Karar Metni
207 kelime·1 dk okuma
Davacı, 01.09.1998 tarihinden itibaren 3201 sayılı Yasa gereği borçlanmasının kabulü gerektiğinin tesbiti ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 8.3.2006 günlü oturumda tefhim edilen kısa kararda “3201 sayılı Yasa’ya göre davacıya 1.9.1998 tarihinden itibaren maaş artışı yapılması gerektiğinin tespitine” karar verilmiş iken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu hususa değinilmemiş olması kısa karar ile gerekçeli karar arasında açık bir aykırılık oluşturmaktadır.
Konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle hukuka ve somut uyuşmazlığa uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/4802, K. 2006/2072, 15 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama