KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/14776 E., 2008/3379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2008
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi davacı vekilince de duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davalı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun niteliği Yargıtay’ın benimsediği görüşe göre kural olarak kusur sorumluluğudur. Bu nedenle iş kazalarında temel ilke işverenin iş kazası sonucunda meydana gelen zarardan kazalı işçinin kendi kusuruna isabet eden miktar dışında kendi kusuruna isabet eden zarar miktarı yanında üçüncü kişilerinde kusuruna isabet eden zarar miktarından sorumlu olacağıdır. Şüphesiz ki işçiye ödemede bulunduktan sonra üçüncü kişilerin kusuruna isabet eden miktarı rücu davası ile talep edebilecektir. Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi gereğince başkalarını istihdam eden kimse maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerinin ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan sorumludur.
Mahkemece hükme dayanak tutulan 30.4.2006 tarihli kusur raporunda işveren davalının %75, işverenin istihdam ettiği işyeri işçisi Seda Ertaş’ın %10 oranında, kalan %15 kusurunda kazalı işçide olduğu ve tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunun da %85 kusura dayanılarak yapıldığı davacıya SSK’ca bağlanan gelirlerin en son peşin sermaye değeri ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneği tenzilinden sonra karşılanmayan zararın 5.354,64-YTL olarak bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece talepte gözetilerek bu miktara hükmedilmesi gerekirken sadece işverenin %75 kusur oranından sorumlu olacağı gerekçesiyle yapılan hesaplama sonucu bulunan 2.321,42-YTL maddi tazminata hükmedilmiş olması ayrıca olayın oluş şekli, müterafik kısım oranları, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna 26.6.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın içeriğine ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı yararına 7.000,00-YTL manevi tazminat yerine 4.000,00-YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/14776, K. 2008/3379, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama