İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/16464 K.2007/19688

Davacı 27.4.1973-30.12.2002 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılık süresinin devamı ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün…

Esas2007/16464Karar2007/19688Tarih1 Kasım 2007Okuma5 dk · 949 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/16464 E., 2007/19688 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2007
Mahkemesi
Isparta Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarih
30.5.2007
No
193-455
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

949 kelime·5 dk okuma

Davacı 27.4.1973-30.12.2002 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılık süresinin devamı ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava, davacının 27.4.1973-30.12.2002 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 30.12.2002 tarihi itibariyle tahsise hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamı üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu da davaya dahil edilerek, davacının 27.4.1973-30.12.2002 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine karar verilerek istemin kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır:

Davacının, 27.4.1973 tarihinde, meslek kuruluşuna kayıtlı olması nedeniyle 27.4.1973 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edildiği , 27.4.1973-30.11.1973. 20.4.1979-31.12.1991 tarihleri arasında, nakliyecilik işi nedeniyle Meslek Odası kaydı. 10.5.1985-25.2.2000 tarihleri arasında devam eden Esnaf Sicil kaydı ve 26.2.1980-19.11.1980. 1.5.1981-31.5.1988 ve 4.3.1989-31.12.1989 tarihleri arasında inşaat ustalığı işi nedeniyle vergi kaydı bulunmaktadır.

Öte yandan davacının 1.12.1980-25.9.1996 tarihleri arasında Bağ-kur zorunlu sigortalılığı ile çakışan Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu (aralıklı) sigortalılığı ve 1.2.2000- 1.8.2000 tarihleri arasında da 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığı mevcuttur. Davacı Davalı Bağ-kur, 2000 yılındaki işlemiyle, 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığı süreleri dışlayarak davacıyı, sadece 27.4.1973-30.11.1973. 20.4.1979-30.11.1980.

7.12.1980-9.3.1981 ve 1.8.1981-20.4.1982 tarihleri arasında zorunlu Bağ-kur sigortalısı saymışken, 25.10.2002 tarihli yazısında bildirdiği gibi, davacının inşaat ustalığı nedeniyle vergi kaydının tescile esas vergi kaydı olamayacağı gerekçesiyle zorunlu Bağ-kur tescil kaydını başından itibaren iptal etmiştir.

Davacının, 1973 yılında 1 kez, 1993 yılında 1 kez, 2000 yılında 2 kez, 2001 yılında 5 kez, 2002 yılında 4 kez yaptığı prim ödemeleri dışında Bağ-kur’da prim ödemesinin bulunmadığı da davacının Bağ-kur dosyasındaki 12.08.2002 tarihli prim ekstresinden anlaşılmakta ise de, ödenen bu primlerin geçmişe dönük olarak ödenip ödenmediği, geçmişe dönük olarak ödenmişse, hangi dönemi kapsadığı anlaşılamamaktadır.

Öte yandan Bağ-kur’un 11.5.2007 tarihli cevabi yazısına göre belirtilen prim ödemelerine rağmen davacının 27.4.1973-31.7.2002 dönemine ait mevcut prim borcu 11.198,47 YTL’dir.

Bozma ilamımızda da belirtildiği gibi, davacının meslek kuruluşu kaydı ile kendi nam ve hesabına çalışması göz önünde tutularak 27.4.1973 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği ve bu sigortalılığının 30.11.1973 tarihine kadar devam ettiği tartışmasızdır.

Ancak davacının 30.11.1973-20.4.1979 ve 15.2.2000-31.7.2002 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için aranan vergi, oda veya sicil kaydından hiç biri bulunmadığından bu dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olabilmesi bu dönemlere ait primlerin, geriye dönük olarak tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise, tam olarak hangi dönemi kapsadığı davalı Kurumdan sorulup saptanmak; bu primler uzun yıllar kullanılmış ise, davacıya sosyal güvenlik yönünden ümit verildikten sonra,

anılan dönemlerdeki sigortalılığın iptal edilmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde öngörülen genel iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı ve kazanılmış hakları ortadan kaldırmak anlamına geleceği için, davacının bu dönemde de zorunlu Bağ-kur sigortalısı sayılması gerekirken ve özellikle 15.2.2000-31.7.2002 tarihleri arasındaki dönemde yapılan prim ödemelerinin geçmişe yönelik ödenip ödenmediği araştırılmadan davacının 30.11.1973-20.4.1979 ve 15.2.2000-31.7.2002 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

20.4.1979-25.2.2000 tarihleri arasındaki dönemde ise, davacının meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunmakla birlikte, 1.12.1980-25.9.1996 tarihleri arasında Bağ-kur zorunlu sigortalılığı ile çakışan Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi zorunlu (aralıklı) sigortalılığı da bulunmaktadır.

Sosyal Güvenlik Sisteminizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmıştır. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunundaki birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olması yasaklanmış, sigortalının önceden başlayarak devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanınarak, çatışan sigortalılık sorunu çözüme ulaştırılmıştır.

Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumuna girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3. madde I-(F) bendinde “ Kanunla Kurulu Emekli Sandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde “ herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın 24. madde I.II. fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere iki sigortalılığın bir arada bulunması halinde asıl olan, önceden başlayarak devam eden sigortalılıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-389 – 430 sayılı ve 29.06.2005 günlü Kararı ile 2001/21-627-659 sayılı ve 03.10.2001 günlü kararlarında da bu husus açıkça belirtilmiştir. Somut olayda, anılan dönemde meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunan ve önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığı Bağ-kur’da bulunan davacının, davadaki isteminden 10.4.1979-25.2.2000 tarihleri arasındaki zorunlu Bağ-kur sigortalılığı için Bağ-Kur’a prim borcunu ödeme isteğinin bulunduğu sonucu çıktığından, talebi de gözetildiğinde, anılan dönemde zorunlu Bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiği açıktır.

Yapılacak iş, davacının 30.11.1973-20.4.1979 ve 15.2.2000-31.7.2002 tarihleri arasındaki dönemlere ait primlerin, geriye dönük olarak tahsil edilip edilmediğini, tahsil edilmiş ise, tam olarak hangi tarihte ödenen primlerin hangi dönemi kapsadığı davalı Bağ-kur’dan sorulup saptanmak; bu primler tahsil edilip uzun yıllar kullanılmış ise, bu dönemde davacıyı zorunlu Bağ-kur sigortalısı saymak, özellikle 15.2.2000-31.7.2002 tarihleri arasındaki dönemde ödenen primlerin geçmişe dönük ödenmediği saptanırsa, bu döneme ilişkin isteğe bağlı sigortalılığı karşılayıp karşılamadığını araştırmak, karşılıyor ise bu dönemde davacıyı isteğe

bağlı Bağ-kur sigortalısı saymak; 27.4.1973-30.11.1973 ve 20.4.1979-25.2.2000 tarihleri arasındaki dönemde ise davacının zorunlu Bağ-kur sigortalısı olduğunun kabulüne karar vermek ve tahsis koşullarının oluşup oluşmadığını buna göre tartışıp değerlendirmekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/16464, K. 2007/19688, 1 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/16464
Karar No
2007/19688
Tarih
1 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16464 K.2007/19666
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16465 K.2007/19665
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16467 K.2007/19670
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16468 K.2007/19669
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16469 K.2007/19651
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/16470 K.2007/20213

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.