KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/2052 E., 2007/19015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2007
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan ...Otomotiv San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların maddi tazminata yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Dava iş kazası sonucu yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının gelir bağlama kağıdında esas alınan SSK Bursa Bölge Hastanesi’nin 12.03.2001 tarih ve 7357 sayılı raporuna istinaden E. Cetveline göre % 0 maluliyet belirlenmiş, ... Üniversitesi 06.02.2001 tarih ve 373 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda sol anoftalmi, sağ mikroftalmi opere travmatik RD tanısıyla maluliyet oranı belirtilmemiş, davacıda önceden Bursa Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu’nca tespit edilen % 82’lik özür durumu da dikkate alınarak, çalışma gücü kaybının % 100 olup görmeyi gerektirmeyen işlerde çalışabileceği, yargılama aşamasında ise SSK. Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan 16.12.2005 tarih ve 92/4074 sayılı raporda da maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş olmakla tarafların bu konudaki itirazlarının reddine,
2- Davacının manevi tazminata ilişkin itirazlarına gelince;
Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna 26.6.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı yararına 5.000,00 YTL manevi tazminat yerine 2.000,00YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
KARŞI OY YAZISI
Davacı işçi 2.10.2000 tarihinde işyerinde ustası ...'ın sağ gözüne yumruk vurmak suretiyle cerayan eden iş kazası sonucu az gören sağ gözünün hiç göremez hale gelmek suretiyle sürekli iş göremezliğe uğradığının iddia ederek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir. Olayın S.S.K. Başkanlığıncada işkazası olarak kabul edildiği görülmektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının özürlü kadrosu ile işyerinde çalıştığı, Bursa Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunca sakatlar için düzenlenen 3.9.1987 tarihli raporunda ( sol gözde görme olmadığı, sağ gözde mikro kornearisamo anomalisi bulunduğu ve sağ gözdeki görmenin 1 m.p.s. olduğu %82 oranında malul kaldığı, santral işlerinde çalışabileceği) bildirilmiştir. Davacının olaydan sonra bulanık görmenin gelişmesi üzerine ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yatırılarak ameliyat edildiği ve yapılan tedavi sonucunda ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 6.2.2001 tarihli raporda (sol anoftalmi, sağ mikroftalmi Travmatik Retina dekolmanı, opere edildi. Vitrektomi siklon tamponad uygulandı şuanda retina yatışık.
Görme 0,5 metre, parmak sayma düzeyinde bulgusu, sol anoftalmi+ sağ mikroftalmi operatravmatik RD) tanısı ile özür durumuna göre çalışma gücü kaybı oranının %100) olduğu bildirilmiştir. Bu rapordanda anlaşılacağı üzere davacının sağ gözünde travma sonucu retina dekolmanı oluştuğu ve bu nedenle ameliyat edildiği, olaydan önce sağ gözde görme 1 metre iken olaydan sonra 0,5 metreye düştüğü anlaşılmaktadır.
Ancak S.S.K. Sağlık Dariesi Başkanlığınca davacının gerek kazadan önce gerekse kazadan sonra sürekli iş göremezlik oranının %39 olduğu gerekçesiyle arada fark bulunmadığından oran % 0 olarak belirlenmiş, mahkemece dosya S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmiş, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen 16.12.2005 tarihli kararda iş kazası sonucu ortaya çıkan arızaların maluliyetini gerektirmediği bildirilmiştir.
Davacının olaydan önce sağ gözünde görme 1 metre iken olaydan sonra 0,5 metreye düştüğü, özürlü raporunda maluliyet oranı olaydan önce % 82 olduğu halde olaydan sonra % 100'ze çıktığı tabbi raporlarla sabit olup bu raporlar S.S.K. Sağlık Dairesi Kararı, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ile çelişmektedir.
Mahkeme Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ile bağlı olmayıp özgürce uzman kişi ve kuruluşlardan görüş sormak suretiyle maddi gerekçeği tesbit edip vicdani kanaatine göre karar vermelidir. Raporlar arasında çelişki bulunduğuna ve buna davacı tarafça itiraz edildiğine göre 28.06.1976 gün ve 1976/4-6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı gözetilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmak suretiyle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde sürekli iş göremezlik oranının saptanması gerekir.Hükmedilen manevi tazminatın miktarı da bu oran saptandıktan sonra çıkacak sonuca göre tayin edilmelidir.
Öte yandan davacının sürekli iş göremezlik oranının tesbitine ilişkin ihtilafın tazminat istemli S.S.K. Başkanlığının taraf olmadığı bu davada çözümlenmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş; davacıya işverene ve hak alanını ilgilendirdiği için S.S.K. Başkanlığına karşı sürekli işgöremezlik oranının tesbiti davası açması için mehil vermek, tesbit davasını bu dava için bekletici mesele yapmak, ve çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır.
Mahkeme kararının davacı temyizi yönünden bu nedenle bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacı vekilinin maddi tazminat isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmedilen manevi tazminat miktarını artırmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/2052, K. 2007/19015, 23 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama