İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2157 K.2007/21696

Davacı 1.1.2000-17.2.2000 tarihleri arasında çakışan hizmetinin bulunmadığını 2829 ve 506 sayılı Yasalara göre yaşlılık aylığı bağlanmasına ve 1.6.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme…

Esas2007/2157Karar2007/21696Tarih3 Aralık 2007Okuma3 dk · 697 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/2157 E., 2007/21696 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2007
Mahkemesi
Ankara 16. İş Mahkemesi
Tarih
7.12.2006
No
1635-743
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

697 kelime·3 dk okuma

Davacı 1.1.2000-17.2.2000 tarihleri arasında çakışan hizmetinin bulunmadığını 2829 ve 506 sayılı Yasalara göre yaşlılık aylığı bağlanmasına ve 1.6.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.

2-Dava, davacının 1479 sayılı ve 506 sayılı Yasa'ya tabi hizmet sürelerinin belirlenerek 5.5.2004 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.6.2004 tarihinden itibaren SSK'dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının 24.12.1980-31.12.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya 1.1.2000-30.8.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun ve davacıya 1.7.2004 tarihi itibariyle SSK'ca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.3.1977-3.8.1995, 27.12.1996- 4.9.2001 tarihleri arasında vergi, 24.12.1980-31.8.2001 tarihleri arasında oda, 12.12.1984- 17.8.2004 tarihleri arasında sicil, şirket ortaklığı nedeniyle 27.12.1996-4.9.2001 tarihleri arasında Ticaret ve Sanayi Odası kaydının bulunduğu, oda kaydına istinaden 24.12.1980 tarihinde 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği şirket ortaklığını 4.9.2001 tarihinde noterde yapılan işlemle devretmesi üzerine 4.9.2001 tarihi itibariyle terkin edildiği, davacının 1.1.2000-40.11.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğu,

1.11.1974-5.7.1976 tarihleri arasındaki 600 günlük hizmet süresini SSK'ca borçlandığı, SSK'ca Bağ-Kur hizmetinin öğrenilmesi üzerine 1.1.2000-4.9.2000 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edilerek 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesindeki şartlar oluşmadığından aylığın Bağ-Kur tarafından bağlancağı gerekçesiyle yaşlılık aylığı bağlanması isteminin reddedildiği anlaşılmaktadır.

Sosyal Güvenlik Sisteminizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmıştır. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunundaki birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olması yasaklanmış, sigortalının önceden başlayarak devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanınarak, çatışan sigortalılık sorunu çözüme ulaştırılmıştır.

Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumuna girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3. madde I-(F) bendinde “ Kanunla Kurulu Emekli Sandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde “ herhangibir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın 24. madde I.II, fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere iki zorunlu sigortalılığın bir arada bulunması halinde asıl olan, önceden başlayarak devam eden sigortalılıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-389 – 430 sayılı ve 29.06.2005 günlü Kararı ile 2001/21-627-659 sayılı ve 03.10.2001 günlü kararlarında da bu husus açıkça belirtilmiştir.

Somut olayda davacının önceden başlayan sigortalılığı 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık olup davacının Bağ-Kur tarafından 24.12.1980-4.9.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olarak kabul edilmesine ve çakışan sigortalılık nedeniyle SSK'ca 1.1.2000-4.9.2001 tarihleri arasındaki sigortalılığın iptaline ilişkin işlemler yerinde olup mahkemece yerinde olmayan baskın sigortalılık gerekçesiyle davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının 31.12.1999 tarihinde sona erdiğine, ve 1.1.2000-4.9.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğuna ilişkin olarak verilen hüküm yerinde değildir.

Öte yandan davanın yasal dayanağını oluşturan 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesine göre birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden; ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. Maddede öngörülen yedi yıllık “fiili hizmet süresinin tesbitinde “ takvim yılı” değil çalışılan ve primi ödenmiş fiili hizmet yılının esas alınacağı tartışmasızdır.

Somut olayda davacı 24.12.1980-4.9.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya, 4.9.2001-30.11.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğundan, sigortalı çalışmasının sona erdiği 30.11.2003 tarihinden geriye doğru son 7 yıllık fiili hizmet süresi olan 2520 gün içinde fiilen çalışılmayan borçlanılan askerlik süresi nazara alınamayacağından SSK'na tabi 806 gün 1479 sayılı Yasa'ya tabi 1714 gün fiili hizmet süresi bulunduğundan yaşlılık aylığını bağlayacak kurum Bağ-Kur Genel Müdürlüğüdür.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurumların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/2157, K. 2007/21696, 3 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/2157
Karar No
2007/21696
Tarih
3 Aralık 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2158 K.2007/21683
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2159 K.2007/21680
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2160 K.2007/21688
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2161 K.2007/21681
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2162 K.2007/21687
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/2163 K.2007/21684

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.