KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2007/2431 E., 2007/2371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2007
- Mahkemesi
- İskenderun İş Mahkemesi
- Tarihi
- 19/09/2006
- Numarası
- 945-1242
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalılardan işverene ati işyerinde 15.12.2003-22.09.2004 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde mahkemenin yetkisizilğine karar vermiştir. Hükmün, davalılardan kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hükmün, tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489ncu maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388 nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı bozulmasına karar verilerek HUMK'nun 432/son maddesi gereğince asıl hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. 2-Davalı SSK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince. Davacı.
05.04.2006 tarihli dava dilekçesiyle murisi A.A.’in davalı işverene ait işyerinde 15.12.2003-30.10.2005 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
Yerel mahkemece davalı SSK Başkanlığının yetki itirazı kabul edilerek, mahkemenin yetkisizliğine,harç ve masrafların yetkili mahkemece nazara alınmasına karar verilmiştir. Dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verildiğine göre 24.5.1945 gün 1944/7 E. 1945/9 K. Sayılı İçtihadı Birleştirme kararı göz önüne alınarak ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince vekille temsil edilen davalı yararına vekâlet ücretine karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/2431, K. 2007/2371, 20 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama