İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/6588 K.2008/3737

Davacı, Bağ-Kur sigortalılığın 22.12.1997 tarihinde sona erdiğinin tespiti ile 161253 sayılı işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz…

Esas2007/6588Karar2008/3737Tarih10 Mart 2008Okuma4 dk · 704 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/6588 E., 2008/3737 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2008
Mahkemesi
Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi
05/03/2007
Numarası
2006/340-2007/210
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

704 kelime·4 dk okuma

Davacı, Bağ-Kur sigortalılığın 22.12.1997 tarihinde sona erdiğinin tespiti ile 161253 sayılı işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Davacı Bağ-Kur sigortalılığının 22.12.1997 tarihinde sona erdiğinin tesbitini talep etmiştir. Mahkemece davacının 6.11.1998-14.12.1998 tarihleri arası ile 1.6.1999 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbitine karar vermiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 10.10.1982 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, vergi mükellefiyet kaydının 10.9.1976-19.12.1997 tarihleri arasında aralıklı olarak mevcut olduğu ve tekrar 14.12.1998 tarihinden başlayarak 3.3.2004 tarihinde sona erdiği, meslek kuruluşu kaydının 4.5.1976 tarihinden itibaren başlayarak aralıksız devam ettiği, esnafa sicil kaydının bulunmadığı,

Kurumun davacıya 10.10.1982-22.12.1997 tarihleri ile 6.11.1998-3.3.2004 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul ettiği, 4.5.2005 ve 16.1.2006 tarihli hesap özetlerinden davacının prim ödemelerinin 27.2.1992-4.8.1998 tarihleri arasında olup, 10.10.1982-22.12.1997 tarihleri arasındaki 15 yıl 2 ay 12 günlük süreye ilişkin bulunduğu,

6.11.1998-3.3.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden prim ödemelerinin bulunmadığı ancak bu hususun Kurumdan sorularak araştırılmadığı üzerinde uyuşmazlık bulunan dönen içinde 22.12.1997-5.11.1998 tarihleri arasında ve 1.6.1999 tarihinden itibaren başlayarak devam eden Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi çalışmalarının bulunduğu görülmektedir.

10.10.1982-22.12.1997 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığı süresi üzerinde uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, 22.12.1997 tarihinden itibaren başlayan Sosyal Sigortalar Kurumu'na ait çalışmalar ile birlikte Bağ-Kur sigortalılığına tabi sürenin çakışması nedeniyle 22.12.1997 tarihinden sonraki dönem üzerinde bulunmaktadır.Sosyal Güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup, bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Yasası'na tabi sigortalı olması mümkün olmayıp çifte sigortalılık olarak adlandırılan böyle bir durumda, sigortalılıkların çakışması halinde önceden başlayan sigortalılığa geçerlik tanınarak sorun çözüme kavuşturulmuştur.

506 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde yer alan hükümlerine göre, sigortalılık için bir başka zorunlu sigortalılık koluna tabi olmamak gerekmekte olup bu duruma göre önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu ortadadır. Yargıtay Hukuk Genel kurulu'nun 2001/21-627-659 ve 2005/21-389-430 sayılı kararlarında da önceden başlayarak devam eden sigortalığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.

Öte yandan 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi uyarınca Bağ-Kur sigortalılığı için vergi, meslek kuruluşu ve esnaf sicil kayıtlarını esas alınmaktadır. Davacının vergi kaydı 10.9.1976-19.12.1997 tarihleri arasında aralıklı, 14.12.1998-3.3.2004 tarihleri arasında da sürekli bulunmakta olup, meslek kuruluşu kaydının ise 4.5.1976 tarihinden itibaren aralıksız olduğu görülmektedir.

Bu durumda kayıtlar ile birlikte yukarıdaki açıklamalar da dikkate alındığında davacının 10.10.1982 tarihinden itibaren kesintisiz zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması, 22.12.1997 tarihinden başlayarak devam eden SSK sigortalılıklarının ise iptalinin gerektiği açıktır. Ancak 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın ek 19. maddesinde.

Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği halde beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulacağı. prim borcuna ait olduğu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacaklarını takip edilmeyeceği,

Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği belirtilmiş olup, dosyadaki delillere göre davacı hakkında uygulanabileceği sonucu çıkmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel kurulu'nun 2006/21-363-466 ve 2006/21-485-483 sayılı kararlarında da bu hususlar özellikte vurgulanmıştır.

Davacının prim ödemeleri Kurumdan sorularak ek 19. maddede belirtildiği şekilde prim ödemesine yönelik bir bildirimin yapılıp yapılmadığı ve buna uyulup uyulmadığı araştırılıp sonuca göre yukarıdaki açıklamalar da dikkate alınarak 10.12.1982-3.3.2004 tarihleri arasında ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını, ödediği primlerin tam olarak karşıladığı tarihi tespit etmek belirlemek, 5 yıldan fazla prim borcu bulunduğunun anlaşılması halinde davacının talebide gözetilerek sigortalılığı durdurmak,

prim borcuna ait süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek bu dönemdeki 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığa geçerlik tanımaktır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin, ancak birlikte başlayan sigortalılıklarda söz konusu olup önceden başlayan sigortalıklarda uygulanması mümkün bulunmayan baskın kazanca göre düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu, esas alınarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcını istek halinde davacıya iadesine, 10.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/6588, K. 2008/3737, 10 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/6588
Karar No
2008/3737
Tarih
10 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/6597 K.2008/3726
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/6598 K.2008/4198
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/6598 K.2008/3727
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/6599 K.2008/3728
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/6599 K.2008/4199
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/6600 K.2008/3729

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.