KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2007/6747 E., 2008/400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Erdemli 2. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2005
- Numarası
- 2004/57-2005/369
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davalılardan A’ın kullandığı D.A.ye ait araç ile seyahat ederken meydana gelen kazada sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 5521 sayılı Yasanın 1.maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (yada işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davacı ile davalılar arasında hizmet ilişkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalılar, davacının işvereni değildir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğamadığı giderek davada, yukarıda sözü geçen Yasanın 1.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı açık-seçiktir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın,özellikle davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve sonuçlandırılması gerekirken İş Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve sonuçlandırılması neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/6747, K. 2008/400, 17 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama