İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8094 K.2008/3716

Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Esas2007/8094Karar2008/3716Tarih6 Mart 2008Okuma5 dk · 1.032 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/8094 E., 2008/3716 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2008
Mahkemesi
İstanbul 5. İş Mahkemesi
Tarih
13.2.2007
No
1014-43
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.032 kelime·5 dk okuma

Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.

2- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatı olan 14.000.00 YTL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece taraflar arasında yapılan protokolde yer alan ilk ödemenin iş kazasından önceki bir tarihe ait olması, bazı ödeme belgelerinin başka işlerle ilgili olup bazı ödemelerinde başka kişilere yapılmış olduğu, ödemelerin niteliğinin belgelerde açıklanmadığı, ödeme belgelerinin hiçbirisinde manevi tazminata ilişkin olduğuna ilişkin bir açıklık bulunmadığı, ödeme belgelerinin tazminat davasının yargılama ve temyiz aşamasında ibraz edilip ileri sürülmediği, manevi tazminat davasına verilen hükmün kesinleştiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı B.İ.ın oğlu, davalı M. İ.nın kardeşinin sigortalı M.İ.'ın davacı şirkete ait işyerinde çalışırken 13.7.1999 tarihinde geçirdiği işkazası sonucu öldüğü, baba B.İ.'ın kendisine asaleten çocuğu M..İ.a velayeten anne F.İ.ve kardeşler İ., L.Y.İ.ın manevi tazminat istemiyle dava açtıkları, İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2003/237 Esas nolu dosyasında görülen davada 27.1.2004 tarihli kararla B.İ.için 5.000.00 YTL M. İ. için 3.000.00 YTL F.

İ.için 5.000.00 YTL kardeşler L., İ.ve Y.

İ.n herbiri için 3.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.7.1999 tarihinden yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı işveren şirketten tahsiline karar verildiği, dosyanın karar çıkmasından sonra B.İ.'ın kendisine asaleten kızı M.İ.'a velayeten işveren şirketle anlaşarak 25.2.2004 tarihli " protokol " başlıklı belgeyi imzaladığı, bu belgede şirketin B.İ.a kendisi ve kızı M. için ölen sigortalı ile ilgili olarak ekli listede yer alan toplam 35.000.00 YTL ödeme yaptığı, bu ödemeler nedeniyle İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2003-237 Esas, 2004/4 karar sayılı dosyasında açılan davadan vazgeçtiklerinin yazılı olduğu,

belgeyi B.İ.ın kendi adına asaleten, kızı M.İ.a velayeten imzaladığı, porotokol ekindeki listede yapılan ödemelerin yer aldığı, protokolün imzalanmasından bir gün 26.2.2004 tarihinde B.ve M.İ.ile sigortalının diğer yakınlarının avukatının İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2003/237 Esas nolu ilamını takibe koyduğu, takip dosyası içinde bulunan İstanbul 9. İcra Mahkemesinin 2004/331 Esas, 2004/328 karar nolu kararından ödeme emrinin ilam borçlusu davacı şirketin

avukatına tebliğ edilmesi üzerine 10.3.2004 tarihinde verdiği dilekçe ile takip talebinde mahkeme adının yanlış yazılması ve ödeme nedeni ile icranın geri bırakılmasının talep edildiği, ancak anılan mahkemece ibraz edilen ödeme belgesinin İİK'nun 33. maddesinde belirtilen nitelikte olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği bunun üzerine tehiri icra kararı alındığı ve ilamın Dairemizce 15.4.2004 tarihinde onananmak suretiyle kesinleşmesi üzerine teminat mektubunun 27.4.2004 tarihinde paraya çevrilerek tazminat alacağının tahsil edildği,

bunun üzerine davacı şirketin " protokol" başlıklı blege ve eki ödeme listesini ilamsız takip yolu ile takibe koyduğu, B.

İ.'ın takibe karşı yaptığı 7.7.1994 tarihli yazılı itirazda " 25.2.2004 tarihli protokolün ölüm olayı nedeniyle açılan tazminat davası konusuna şamil olduğu, şirketteki 9 yıllık alacağı ve 7 aylık maaşları ile ilgili olmadığı, avukatının kendisinden habersiz mahkeme kararını icraya koyduğu, icra yoluyla kendisine ödenen bir para olmadığı, tazminatla ilgili protokolün yalnızca kendisi ve kızı M.

İ.'ı ilgilendirdiği icrada yapılan takibin tazminat davasının diğer davacıları yönünden yapıldığı, mükerrer ödemeye sebebiyet vermediği, takipte ismi geçiyor ise avukatın sehven yaptığını, sadece protokolde yazılı alacağını tahsil ettiğini "imzalı beyanı ile açıklanmış, bu şekilde protokole bağlı ekli listede yapılan bir kısım ödemelerle tazminat davasına kendisi ve kızı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağını aldığını ikrar etmiştir.

Gerek protokolün içeriğinden gerekse bu yazılı açık ikrardan protokol eki listeoeki bir kısım ödemelerin B. ve M.İ.'ın manevi tazminat alacağına karşılık yapıldığı ve davalıların ilama bağlı alacaklarının 25.2.2004 tarihli protokolle sükut ettiği, davalılar tarafından sükut eden bu alacağın ilamlı icra yoluyla davacı şirketten ikinci defa tahsil edildiği görülmektedir.

Gerek davacı şirket tarafından yapılan ilamsız icra takibinden gerekse dava dilekçesinin içeriğinden davacı şirketin sonuç olarak bu dava ile; borcunu ödemesine rağmen kendisinden ikinci defa tahsil edilmek suretiyle kendi malvarlığında geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın meydana gelen azalmanın, davalıların malvarlığında meydana gelen çoğalmanın davalılardan istirdatını amaçladığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda uyuşmazlık tazminat davası borçlusu olan davacı şirketin tazminat davasında yapılan yargılama sırasında ibraz etmediği ödeme belgelerinin hüküm henüz kesinleşmeden hükmün icrası sırasında ileri sürmesi halinde nazara alınıp alınamayacağı ve icra takibine yaptığı ödeme itirazının reddine karar verilmiş olması nedeniyle hakkındaki icra takibi kesinleşmiş bulunan borçlunun takibe konu borcu icra dairesince ödedikten sonra kendisinden fuzulen tahsil edilen paranının geri alınması için alacaklıya karşı genel hükümlere göre dava açıp açamayayacağı noktasındadır.

İbra sözleşmesi, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay uygulanmasında borcu sona erdiren hallerden birisi olarak kabul edilmektedir. İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırmaktadır.

Bu maddi ve hukuku olgular karşısında borcu söndüren nitelikteki "protokol" başlıklı ibra belgesinin tazminat davasının karara çıktığı 13.2.2007 tarihinden sonra 25.2.2004 tarihinde düzenlenmiş olması hüküm henüz temyiz aşamasında iken kesinleşmeden ve ilama bağlı alacağın takibi sırasında 10.3.2004 tarihinde yapılan şikayet yoluyla ileri sürülmesi karşısında borcu söndüren yazılı belgenin dikkate alınması gerektiğinin kabulü gerekir.

Davaya konu para borcu davacı şirket tarafından alacaklı davalılara ödenerek ibraname alınmasına rağmen, davalılar vekilinin ilamı icra yolu ile tahsile koymaları ve davacının yaptığı ödeme itirazının reddedilmesi nedeniyle kesinleşen icra takibi sonucu haciz korkusu ile zor altında böyle bir hukuki sonuçtan kaçınmak için borcu ikinçci defa ödemek durumunda kalan davacının fazladan ödediği parayı (mal varlığında meydana gelen eksilmeyi) Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak genel hükümlere göre mahkemeye müracaat ederek istemek hakkı vardır.

Yapılacak iş; davacının 25.2.2004 tarihindeki protokole bağlı ödemeleri dava konusu yaptığından HUMK'nun 74 maddesi gereğince talebi gözetilerek mahkemece davalı B.İ.yararına hükmedilen 5.000.00 YTL, M. İ. yararına hükmedilen 3.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.7.1999 tarihi ile protokole göre en son ödemenin yapıldığı 2.9.2003 tarihi arasındaki oluşan yasal faiz alacağını bilirkişiye hesap ettirilerek davacı şirketin iadesini talep edebileceği toplam alacak miktarını tesbit etmek ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/8094, K. 2008/3716, 6 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8094
Karar No
2008/3716
Tarih
6 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8095 K.2008/2104
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8097 K.2008/2105
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8098 K.2008/4124
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8098 K.2008/2106
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8099 K.2008/3686
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/8100 K.2008/4121

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.