KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/10086 E., 2009/7423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 01.10.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle, birikmiş aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 1.10.2000 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle birikmiş aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte tahsili ve Kurumun prim borcu içeren işleminin iptali istemine ilişkindir Mahkemece davanın kabulüne, davacının 1.10.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, birikmiş aylıkların ödeme tarihlerinden faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile Kurumun 6.3.2007 tarih 62878 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ...’a yaptığı 4.9.2000 tarihli aylık tahsis talebi üzerine Kurumun vergi kayıtlarındaki çelişkiyi gidermek için yaptığı inceleme devam ederken davacının aynı konuda bu defa 1.5.2002 tarihinden itibaren aylık istediğini belirterek açtığı davada İstanbul 4. İş Mahkemesi’nin 1.2.2006 tarih, 2005/758 Esas 2006/5 Karar sayılı kararıyla davacıya 1.10.2000 tarihinden aylık bağlanmasına karar verildiği,
davalının temyizi üzerine bu kararın Dairemizin 28.9.2006 tarihi 2006/2622 Esas ve 2006/9200 Karar sayılı ilamıyla “davacının talebiyle bağlı kalınarak” yaşlılık aylığının 1.5.2002 tarihinden itibaren bağlanmasına şeklinde düzeltilerek onamasına karar verildiği, davalı kurum 6.3.2007 tarih 62878 sayılı işlemi ile davacının aylık talebinin Yargıtay kararındaki gibi 1.5.2002 olarak kabul edildiğinde, ticari faaliyeti 30.4.2002 tarihinde terk ettiği anlaşılmakla Mart ayı sonu itibariyle 6.322,00 TL prim borcu ödemesi gerektiğinin bildirdiği görülmüştür.
Davacının 20.4.1982 tarihinden tahsis talebinde bulunduğu 4.9.2000 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, 4.9.2000 tarihinde Kuruma verilen belgede davacının kolektif şirket ortaklığı nedeniyle 23.7.1976 tarihinden beri sicile kayıtlı olduğu, vergi dairesinin 19.4.2001 tarihli yazısında da davacının 12.7.1976 tarihinde beri vergi kaydının eşi...’ın aile reisliği sıfatıyla devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 15.8.1950 doğumlu davacıya 15 yıl prim ödeme gün koşulu ile 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10 maddesinin 4. fıkrasına göre 50 yaş koşulunun oluştuğu gerekçesiyle 1.10.2000 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlanması ve biriken aylıkların ödeme tarihlerinden faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar yerinde ise de 30.4.2002 tarihine kadar davacıya tahakkuk ettirilen prim borçlarına ilişkin Kurumun işleminin iptaline dair verilen karar yerinde değildir.
1479 sayılı yasanın 24 ve 25. maddelerinde ... sigortalılığın başlangıç ve bitişinde vergi, meslek ve sicil kayıtlarının esas alınacağı, limited şirketlerin ortaklarının ise ... sigortalısı olacağı açıkça belirtilmiştir.Davacıya yaşlılık aylığının bağlandığı 1.10.2000 tarihinden itibaren davacının vergi kaydının devam etmesi ve Kurumun kabulüne göre 30.4.2002 tarihine kadar ticari faaliyette bulunmasına göre 1.10.2000 tarihinden itibaren davacı 4447 sayılı Kanunun 38.maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Ek 20.maddesi uyarınca sosyal güvenlik destek primi kesintisine tabi olacağından bu süreyi kapsayacak şekilde Kurumca tahakkuk ettirilen pirim borcuna ilişkin 6.3.2007 tarihli 62878 sayılı işlemin iptali isteminin reddi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ...’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/10086, K. 2009/7423, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama