KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/10320 E., 2009/2449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazasının sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacının 9.4.2001 tarihlerinde davalı işyerinde meydana gelen iş kazası sonucu %1,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının %30 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesinde, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özellikleri göz önünde tutularak, zarar görene adalete uygun bir miktarın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 26.6.1966 gün, 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden objektif ölçülere göre belirlenmelidir. Manevi tazminat miktarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminatın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, sembolik tutarda bulunmaması gerekir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru, işgöremezlik oranı, kazalının yaşı, olay tarihi, davacıda meydana gelen elem ve ızdırabın derecesi gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde davacı yararına 2.000,00-TL manevi tazminat yerine 700,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/10320, K. 2009/2449, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama