KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/10511 E., 2009/1793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan Starwood Orman Ürünleri A.Ş. Vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılardan Starwood Orman Ürünleri A.Ş.’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverene ait işyerinde çalışırken 09.11.2004 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle %55 oranında sürekli işgöremez duruma gelmiştir.
Mahkemece, 15.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı ile davalılardan Starwood Orman Ürünleri A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %55 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davacının %30, davalı tarafın %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle, hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminatın yeterli olmadığı en az 18.000,00.-TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/10511, K. 2009/1793, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama