KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/12651 E., 2009/3902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı işverene ait işyerinde plastik enjeksiyon makinesinde ustabaşı olarak çalışırken 24.02.2006 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle sol elinin büyük oranda iş göremez hale geldiğini ileri sürerek 1.000.00- TL maddi tazminat ile 15.05.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle 8.657.68 TL maddi ve başvurma ve peşin harcıda yatırılmak suretiyle 55.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı işveren olayın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davacının maddi zararının SGK tarafından karşılanması nedeniyle reddine,manevi tazminatın ise kısmen kabulu ile 20.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 35 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının % 40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K'nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığıda kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 40.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000.00-TL'na hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmAsını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/12651, K. 2009/3902, 17 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama