KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/12692 E., 2009/3874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda davacıların eşi ve babası olan sigortalının 25.04.2006 tarihinde başı forklift aracının tekerleği altında kalarak feci ölümü ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının %40, davalı işveren Borusan A.Ş.'nin %20, işverenin diğer işçisinin %40 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş için 50.000.00 TL., davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 30.000.00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi, gerekirken mahkemece davacı eş için 30.000.00 TL., davacı çocukların herbirisi için 15.000.00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı temyiz edenin sıfatına göre davacılar yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/12692, K. 2009/3874, 16 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama