KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/12904 E., 2009/12117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,davalı işveren nezdinde 13.9.1984-1986 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işveren Osmaniye Belediye Başkanlığı'na ait işyerinde 13.9.1984-01.09.1986 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının sigortalı hizmet olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum ve işveren avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gittiği görülmektedir.
Dava konusu döneme ilişkin olarak, davacı adına işveren tarafından düzenlenerek Kuruma verilmiş işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosunun bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davada hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı konusunda toplanmaktadır.
Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Gerçekten resmi kurumlar tarafından usulüne uygun olarak ücret bordrosu düzenlenerek ödenen ücretten sigorta primlerinin kesilmesi halinde, bu belgelerin düzenlenmesi yönünden muvazaadan söz edilemeyeceği, bu primlerin ve düzenlenmesi gerekli belgelerin bilgisizlik, kayıtsızlık veya muhasebe hatası sonuca Kuruma intikal ettirilmemesi nedeniyle Kurum kayıtlarında gözükmediği durumlarda 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesinde öngörülen "yönetmelikle tespit edilen belgelerin" işveren tarafından düzenlenmediğinin söylenemeyeceği, davalı Kurumun,
Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik hakkının ve ödevinin bir sonucu olarak yetkili elemanları eliyle ve tüzük hükümleri gereğince davalı İdareye ait işyeri ve kayıtlar üzerinde gerekli denetlemeleri yapma ve işveren İdareyi uyarma görevini yerine getirmemesi nedeniyle hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği Dairemizin yerleşmiş uygulamalarındandır.
Somut olayda mahkemece dava dilekçesine ekli maaş defteri fotokopisine değer verilerek davada hak düşürücü sürenin bulunmadığının kabulü hatalıdır. İşveren kayıtları ile doğrulanmadığı sürece fotokopi belgelere değer verilemeyeceği ortadadır.
Yapılacak iş davalı idareden dava konusu dönemde düzenlenmiş ücret bordrolarını getirtmek, davacı adına ücret ödemesinin ve bu ücretten sigorta primi kesintisinin bulunup bulunmadığını belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle davalı idarenin kayıtları ile doğrulanmayan fotokopi belgelere değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/12904, K. 2009/12117, 6 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama