KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/15385 E., 2009/14314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu vefat ettiğinin tespiti ile aylık bağlanması gerektiğine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacılar murisi ... ....ın ölümü ile sonuçlanan 15/06/2005 tarihli zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun, ölen kişinin sigortalı olduğunun ve davacılara iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup husumet gerek ilk gerekse birleştirilen davada SGK Başkanlığı ile işveren olduğu iddia edilen Mükremin Tokgöz'e yöneltilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davanın davalılar yönünden aynı nedene dayanılarak reddedilmesi halinde davalılara tek avukatlık ücreti mi yoksa ayrı ayrı avukatlık ücreti mi verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan,13.12.2007 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesinde; “(2) Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece davalılar yönünden ortak ret sebebine dayanılarak davanın reddine karar verildiğine göre davalılar yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken iki ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/15385, K. 2009/14314, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama