KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/15747 E., 2009/527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Maddi zarar hesabının yeniden yapılmasına ilişkin bozma ilamına göre, Mahkemenin işlem yapması doğrudur. Ne var ki, sonuçta bozmadan önceki hesap raporuna dönülerek buna göre, davayı kabul etmek usul ve yasaya aykırıdır. Gerçekten, hesap raporunun yeniden yapılması halinde, raporun düzenlendiği tarihte bilinen verilerin esas alınnıası gerekir. Önceki rapordaki ücret ve diğer unsurlar değiştiğinden, yeni ve bilinen dönemlerirı esas alınması zorunludur.
Ne var ki, ilk rapora ve hükme davacının itiraz etmemesi veya itirazlarının tümden ` reddi hallerinde, davalı yararına oluşan kazanılmış hakkın da korunması Hukuk Usul Sistemimiz gereğidir. Bu kazanılmış hakkın sınırı da; maddi zarar hesabı sonucu ve varsa sigorta tahsisleri peşin değerinin düşülmesinden sonra bulunan fark sonuçtur. İşte, bu fark veya bulunan sonuç, maddi tazminat yönünden kazanılmış hak sınırını oluşturur.
Yoksa ilk hesap raporunun tüm donelerini kazanılmış hakkın kapsamı içinde düşünmek maddi zarar hesabına ilişkin kurallara ters düşer. Mahkemenin, belirtilen bu maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan davacı aleyhine daha az tazminata hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/15747, K. 2009/527, 22 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama