KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/15982 E., 2009/3442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Uyuşmazlık meslek hastalığı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı işverene ait işyerinde işçi olarak çalışırken 7.2.2001 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen meslek hastalığı nedeniyle pnömokonyoz sonucu iş göremez hale geldiğini ileri sürerek 9.000,00-TL manevi tazminatın rapor tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı, davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece 9.000.00-TL manevi tazminatın rapor tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş karar davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu % 31,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda kaçınılmazlığın %23,94, davalı işverenin %76,06 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K'nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığıda kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğide söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 4.500,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 9.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/15982, K. 2009/3442, 9 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama