KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/16811 E., 2009/6630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davacılardan ... ...dışındaki davacıların tüm, ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine 2-Davacının İş kazası sonucu % 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 10, davalı işverenin % 60, dava dışı Mustafa Atalay’nı % 5 ve hayvan sahibinin % 25 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 47 maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutularak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmini duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966, 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarı etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır (HGK 23.06.3004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı ... yararına 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 3.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/16811, K. 2009/6630, 11 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama