KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/16908 E., 2009/6562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm25.12.2007 tarihinde temyiz eden davalı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş temyiz ise 3.1.2008 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacı çocuklar ... ve ...’nın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı eş ...’nın maddi tazminat isteminin kabulü ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacının murisi olan sigortalı...’nın öldüğü iş kazasında sigortalının %20 davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş ... yararına 13.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi ayrıca davacı tarafından ıslah edilen miktar için 910.78 TL. Nispi harç yatırıldığı halde mahkemece verilen kararda yatırılan bu ıslah harcının nazara alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı davacıların temyiz nedenlerine göre davalı yararına doğan kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/16908, K. 2009/6562, 7 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama