KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/17910 E., 2009/15168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,23.10.1980-31.5.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tesbitiyle,bu sürenin emeklilik süresine sayılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 23.10.1980-31.05.1990 tarihleri arasında Kurumca sigorta primleri icra yoluyla tahsil edilen 2 yıl 3 ay 16 günlük sürede 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespiti ve bu sürenin emeklilik süresinde değerlendirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan HUMK’nun 237.maddesinde “Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir.Kaziyei muhkeme, mevcuttur denilebilmek için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır.”denilmek suretiyle kesin hükmün şartları sayılmıştır.Buna göre eski dava ile yeni davanın konusunun,dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması halinde davanın konusu daha önce kesin hükme bağlanmış olduğundan yeni bir dava açılamaz,açılırsa bu dava dinlenmez,kesin hüküm nedeniyle reddedilir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Balıkesir İş Mahkemesinin 16.02.2006 tarih ve 2004/306 Esas ve 2006/106 Karar sayılı ilamı ile,davacının 21.05.2004 tarihinde ... aleyhine açtığı (1980 yılından itibaren sigortalı olduğu gerekçesiyle) emeklilik hakkını elde ettiğine karar verilmesi istemli davanın,davacının 23.10.1980-31.05.1990 tarihleri arasında Kurumca primleri tahsil edilerek kabul edilmeyen 2 yıl 3 ay 16 günlük süre isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilse bile toplam hizmet süresinin 15 yılı bulmadığı gerekçesiyle,16.02.2006 tarihinde reddedildiği,kararın 13.06.2006 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleştiği,kesinleşen bu dosyada
davacının hizmet süresinin tesbitine yönelik bir talebinin olmadığı, yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu,eldeki davada ise davacının 23.10.1980-31.05.1990 tarihleri arasında Kurumca sigorta primleri icra yoluyla tahsil edilen 2 yıl 3 ay 16 günlük sürede 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca,kesinleşen dava ile eldeki davanın konusu aynı olmadığı gibi Balıkesir İş Mahkemesinin 16.2.2006 tarihli kararının gerek gerekçesinde gerekse hüküm fıkrasında davacının 23.10.1980- 31.5.1990 tarihleri arasındaki dönemde sigortalı sayılamayacağına ilişkin bir belirlemede bulunmadığından,
kesin hükümden söz edilemez.
Ancak Balıkesir İş Mahkemesinin 16.2.2006 tarihli kararının gerekçesinde aynı mahkemenin 2002/478 Esas, 2003/235 sayılı dosyasının da getirtildiğinden söz edilmiştir. Bu dosya inceleme konusu dosya içinde bulunmadığından bu durumda yapılacak iş, Balıkesir İş Mahkemesinin 2002/478 Esas,2003/235 Karar sayılı dosyasını getirtip dava konusu ile ilgili olup olmadığını tesbit etmek,davacının icra yoluyla Kuruma yaptığı prim ödemelerine ilişkin icra dosyalarını getirtmek, davacının 23.10.1980-31.05.1990 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince sigortalılık koşullarını taşıyıp taşımadığını araştırmak,bu döneme ilişkin primlerinin icra yoluyla tahsil edilip edilmediğini tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/17910, K. 2009/15168, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama