İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18258 K.2010/1009

Davacı, ölüm aylığının kendi çalışması nedeniyle yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle kesilerek yersiz ödenen aylıkların faiziyle birlikte geri alınmasına ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında…

Esas2008/18258Karar2010/1009Tarih9 Şubat 2010Okuma4 dk · 721 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/18258 E., 2010/1009 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, ölüm aylığının kendi çalışması nedeniyle yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle kesilerek yersiz ödenen aylıkların faiziyle birlikte geri alınmasına ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olan babası nedeniyle ölüm aylığı almakta iken, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarından dolayı 01.07.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle, davalı Kurumun almakta olduğu ölüm aylığını iptal ederek, yersiz ödemelerin işlemiş faiziyle birlikte iadesini talep ettiğini, davalı Kurumun aylık bağlarken 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarından haberinin olduğunu, kötü niyetli olmadığını belirterek, ölüm aylığının kendi çalışması nedeniyle yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibarıyla kesilerek yersiz ödenen aylıkların işlemiş faiziyle birlikte geri alınmasına ilişkin kurum işleminin iptali istemi ile dava açmıştır.

Mahkemece davacının 19.01.1987 dilekçesi ile yaptığı başvuru sırasında çimento fabrikasında işçi olduğunu beyan ettiği, kurumu yanıltıcı söz ya da davranışının bulunmadığı, hak etmesi halinde yaşlık aylığı bağlanabileceğini kurumdan saklamadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

Davacının 25.12.1993 ile 20.03.1994 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak çalıştığı ve 28.03.1994 tarihli talebi üzerine 01.04.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Davacının evli olmadığı ve 04.10.1991 ölüm aylığı talep tarihinde sosyal güvenlik kanunlarından herhangi birinin kapsamına giren çalışmasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacıya 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı iken ölen babasından dolayı 01.12.1991 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması 1479 sayılı Yasa'nın 45. maddesine uygundur.

Ancak davacının babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasından sonra 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başladığı ve 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarından dolayı aynı yasa gereğince davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıya 1479 sayılı Yasa gereğince bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu ortadadır.

Öte yandan ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin 19.01.1987 tarihli istemi 29.01.1987 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığından bahisle reddolunan davacının, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmasını ve giderek yaşlılık aylığı almasının ölüm aylığının kesilmesine yol açacağını bilmediğinden söz edilemeyeceği ortadadır.

Ne var ki 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.

Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 1479 sayılı Yasanın 67/2. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir özel düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir.

5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 1479 Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür.

5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Kurumun istirdadını isteyeceği yersiz ödemenin kapsamını belirlemedeki irade serbestîsi de, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gereğini doğurmaktadır. Mahkemece yapılacak iş kurum alacağı bakımından 5510 sayılı Yasanın 96. maddesiyle getirilen düzenleme de dikkate alınarak geri alınması mümkün yersiz ödeme miktarını belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/18258, K. 2010/1009, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/18258
Karar No
2010/1009
Tarih
9 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/18258 K.2010/412
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/18260 K.2010/1691
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/18265 K.2010/2306
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18269 K.2010/1010
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/18282 K.2010/2581
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/18285 K.2010/1789

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.