KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2008/21111 E., 2009/2697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/07/2008
- Numarası
- 2008/307-2008/800
Karar Metni
237 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı(3. Kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Uyuşmazlık, İ.İ.K'nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.Kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Davacı borçlunun oğlu olup haciz davacıya ait evde ve davacının yüzüne karşı yapılmıştır.Bu durumda İ.İ.K.'nun 97/a maddesi hükmünde öngörülen mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararınadır.
Mahkemece borçlunun davacı oğlu ile birlikte oturduğu varsayımından hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de,borçlunun davacı ile birlikte oturduğuna ilişkin kesin bir kanıt mevcut değildir.Gerçekten ödeme emri borçluya bu adreste tebliğ edilmediği gibi mahalle muhtarlığına yazılan yazıya verilen cevapta da haciz adresinde davacının oturduğu bildirilmiştir.Bundan başka davacı tanığı B.G.davacı ile borçlu babasının birlikte kalmadığını ancak zaman zaman davacı oğlunun evine yemeğe geldiğini söylemiştir.Borçlunun zaman zaman davacı oğlunun evine yemeğe gelmesi birlikte oturduğuna kesin karine oluşturmaz.Mülkiyet karinesi davacı 3.kişi
yararına olduğundan haczedilen mallarla ilgili delil sunma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Bu durumda davanın kabulü gerekirken, dosyadaki delillerle uyuşmayan gerekçe oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. , O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz" itirazlârı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/21111, K. 2009/2697, 26 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama