İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21125 K.2010/18

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 17.6.2002-25.5.2005 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri…

Esas2008/21125Karar2010/18Tarih18 Ocak 2010Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/21125 E., 2010/18 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 17.6.2002-25.5.2005 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı,davalıya ait "Lokal"işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen 17.6.2002-25.5.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiştir. Mahkemece istemin kabulü ile,davacının 17.6.2002-25.5.2005 tarihleri arasında davalı Dernek Başkanlığına ait işyerinde çalıştığının karar verilmiştir.

Dosyada ki bilgi ve belgelerden;davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının 13.2.1998 tarihinde başladığı,Kuruma 8.1.2001 tarihinde verdiği işi bırakma formu gereği isteğe bağlılığı bu tarihte sona erdirilmekle birlikte tespit edilen vergi kaydı gereğince resen "tuhafiye"işi nedeni ile vergi kaydının başladığı 3.01.2001 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğu,bu sigortalılığına esas işi nedeni ile de,vergi kaydının yanında 5.01.2001 tarihinden itibaren devam eden oda ve esnaf sanatkarlar sicil kaydının bulunduğu,Kurumca 3.1.2001 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı sayıldığı 26.5.2008

tarihi itibariyle devam eden aktif sigortalılığı nedeni ile 15.582 TL prim borcu olup en son prim ödemesini ise 31.8.2004 tarihinde yaptığı anlaşılmaktadır.Davacının 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmaları ise 1988-1991 tarihleri arasında kısa süreli çalışmalar çıkarıldığı,davacının bu davada ki istemi gereğince uyuşmazlığın,davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu dönemde 506 sayılı Yasa'ya tabi geçen ve Kuruma bildirilmediğini,ileri sürdüğü "hizmet tespiti"davasının dinlenilip dinlenilemiyeceği noktasındadır.

Davanın yasal dayanaklarına gelince,1.9.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunda kurulu meslek kuruluş kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş,02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24.madde yeniden değiştirilerek,zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı

getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüş,aynı yasanın 25.maddesi ile de,zorunlu sigortalılığının anılan kayıtlar esas alınarak başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirleneceği düzenlenmiştir.Bir kimsenin dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olabilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir ... kapsamında da bulunması gerekir.

506 sayılı Yasa'nın 3.maddesinin I/k bendinde "herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına

çalışanların sigortalı sayılamayacağı belirtilmiştir.Aynı şekilde,1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesinin I.ve II.fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başka bir ... kapsamında bulunmaması da koşuldur.

Davada ki istem ve uyuşmazlığın niteliği gereğince'de sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp,çifte sigortalılığın oluştuğu durumlarda zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde önceden başlayan ve devam eden sigortalılığa geçerlilik tanınmakta olup,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/21-627 Esas,2001/659 K ve 29.6.2005 gün 2005/21-389 E,2005/430 Karar sayılı kararlarında önceden başlayan sigortalılığının asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.

Somut olaya gelince:ekli 17.3.2003 tarihli SSK müfettişi yerel inceleme tutanağı ile davacının ...

Evi Sosyal Dinlenme Aş'ne ait Lokanta İşletmeciliğine ait işyerinde fiilen çalışanlara ilişkin tutulan tutanak gereğince kendisinin 17.3.2003 tarihinde burada çalışmaya başladığını imzalı beyanı ile belirtip,yine aynı tutanakta yer alan beyanı gereğince de kendisinin Bağ-Kur sigortalısı olduğunu belirttiği,davalı Kurumca Bağ-Kur evraklarının istenilmesi üzerine müfettiş tutanağı gereğince davacı yönünden Bağ-Kur'lu olması nedeni işlem yapılmadığı ortadadır.Hernekadar bir kısım ,dernek üyesi olduklarını belirten tanıklar davacının 2-3 yıl gibi bir süre lokalde garson olarak çalıştığını belirtmiş iseler de,davacının kendi beyanı önceden

başlayan ve devam eden Bağ-Kur sigortalılığı ve bu sigortalılığa esas kayıtları gereğince yukarıda açıklanan yasal nedenlerde dikkate alınarak tespitini istediği sürelerde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğundan açtığı hizmet tespiti davasının kabulünün mümkün olmadığı,aksi halde,çifte sigortalılığa mahkeme kararı ile yol açılacağı ortadadır.

Somut olayda pirimi ödenmeyen beş yıl sigortalılık şartı oluşmadığından 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17.maddesininde uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Mahkemenin,davacıyı tanık beyanlarına dayalı olarak ve hatta müfettiş yerel inceleme tutanağında ki imzalı beyanını dahi dikkate almaksızın 17.6.2002-25.5.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun kabulü ile oluşturduğu çifte sigortalılık sonucu bu kez baskın sigortalılığının 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık olduğu görüşü ile kabulünün doğru olmadığı davacının önceden başlayan ve devam eden sigortalılığının 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığı olup,bu sigortalılığı nedeni ile de 506 sayılı Yasa'nın 3.maddesine aykırı şekilde bu yasaya tabi sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı açık iken somut uyuşmazlığa uygulanma olanağı bulunmayan "baskın sigortalılık" gerekçesi ile varılan sonucun usul ve yasaya aykırı olduğu açıktır,.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın,davacının hizmet tespiti isteminin reddi yerine,yerinde olmayan görüş ve yoruma dayalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmAlıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ...'na iadesine 18.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/21125, K. 2010/18, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/21125
Karar No
2010/18
Tarih
18 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21126 K.2010/24
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21127 K.2010/25
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21128 K.2010/478
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21129 K.2010/479
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21133 K.2010/6
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/21135 K.2010/7

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.