KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/254 E., 2008/3865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2008
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 21.12.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen ... ...’ün hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacıların maddi tazminat taleplerinin reddinde ve manevi tazminatın takdirinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacılar yararına avukatlık ücretinin takdirinde ve yargılama giderlerinin belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü, davacılar yararına avukatlık ücretinin noksan takdir edildiği keza yargılama giderinin yanlış hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. İhtiyari dava arkadaşlarının davada birlikte hareket etmeleri sadece biçimsel bakımdandır. Esas olarak ihtiyari dava arkadaşlarının davaları biri biriden bağımsızdır.
Hal böyle olunca kabul edilen ve reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden İhtiyari dava arkadaşlarından her biri için kabul edilen bölüm üzerinden lehine ve reddedilen bölüm üzerinden de aleyhine ayrı ayrı avukatlık ücretini belirlenmek gerekir.
Genel kural bu olmakla birlikte, davacılar avukatı 27.02.2008 tarihli dilekçesinde (Karar tarihinde yürürlükteki tarife ve hüküm altına alınan manevi tazminatların toplamı üzerinden yapılan hesaplama sonunda bulunacak rakama göre,) hüküm altına alınması gereken avukatlık ücretinin 5.600,00-YTL olması gerektiğini bildirmiştir. Bu duruma göre davacılar avukatının bu kabulünün davacılar yararına avukatlık ücretinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği açıktır.
Ne var ki hüküm altına alınan tazminatların toplamı üzerinden yapılan hesaplamaya göre bile avukatlılık ücretinin noksan hesaplandığı ortadadır.
Öte yandan İki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HUMK nın 417/1 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç harç daima davalıya yüklenir. Zira harç zaten haksız çıkılan oranda hüküm olunur.Yani mahkum edilen miktara göre verilir.Bu nedenle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi nedeniyle, yargılama giderleri bölüştürülürken davacı tarafından yatırılan başvurma ve peşin harçların da yargılama giderlerine katılarak taraflar arasında bölüştürülmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/254, K. 2008/3865, 11 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama