KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/5579 E., 2008/7237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 3201 sayılı Yasa'ya göre borçlanması nazara alınarak yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğini, bu tarihten sonra aylık farklarının davalı Kurumdan tahsili ve 1.10.1994-24.10.2005 tarıhlari arası davalı Kurumca ödenen aylıkların iptal işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava,davacının 2147 sayılı Yasa'ya göre ,bağlanan yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti ile bağlanan aylığın 01.01.2002 tarihinden itibaren 3201 sayılı Yasa'ya göre yapılan borçlanma nazara alınarak artırılarak ödenmesi gerekeceğinden bu tarihten sonraki aylık farklarının davalı kurumdan tahsili ve 01.10.1994-24.10.2005 tarihleri arasında davalı Kurumca ödenen aylıkların iptal işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının talebinin kısmen kabulü ile 01.01.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine ilişkin 09.05.2006 tarihli kararı, Dairemizce, davacı 1997 yılında 55 yaşını doldurduğundan bu tarihte yürürlükte bulunan Yasa hükümlerine göre yaşlılık aylığı koşullarının ve diğer taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Uyulan bozma ilamı doğrultusunda mahkemece davacıya 01.01.1997 tarihinden itibaren 2147 sayılı Yasa'ya göre aylık bağlanması gerektiği yönünde verilen kararı isabetli olup ,davalı kurumun 1994-1997 döneminde ödenen aylıkların iadesine ilişkin karşılık davasının bulunmadığı dikkate alındığında bu yönde bir karar verilmemesi de yerindedir.
Ancak davacı 01.01.2002 tarihinden aylığın kesildiği 24.10.2005 tarihine kadar aylıklarını 3201 sayılı Yasa'ya göre aldığından davacının bu tarihler arasındaki dönem yönünden isteyebileceği bir maaş farkı bulunmadığı sadece aylıklarının bu tarihten sonra 3201 sayılı Yasa'ya göre yaptığı borçlanma dikkate alınarak hesaplanması gerektiğinin ve 24.10.2005 ile dava tarihi olan 12.12.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin aylık farklarının ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmesi gerektiği halde , 01.01.2002 tarihinden itibaren 3201 sayılı Yasa'ya göre aylık farkının ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/5579, K. 2008/7237, 6 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama