İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/693 K.2008/4391

6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 17 ]

Esas2008/693Karar2008/4391Tarih20 Mart 2008Okuma6 dk · 1.143 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.·Orman İçi Açıklık Orman Kadastrosuna İtiraz Öncesi Orman Olan Yerler

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.143 kelime·6 dk okuma

6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 17 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Bakanlık tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Mustafa, B... Köyü İ... Deresi mevkiinde, zilyetliklerinde bulunan taşınmazların, orman sayılan yerlerden olmadığı halde, yörede yapılan ve 31.05.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek, orman sınırları dışına çıkarılması istemi ile 6 aylık askı ilan süresi içinde orman kadastrosuna itiraz davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, (B)=4614.82 m21ik bölüm yönünden orman kadastrosunun iptaline, bu bölümün orman sınırlan dışına çıkarılmasına, (A) ile işaretli taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar Orman Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 6 aylık askı ilanı içinde açılan orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.

1) Davalı Çevre ve Orman Bakanlığı'nın temyiz itirazları yönünden;

02.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 sayılı Yasa'nın 11/2. maddesi hükmüne göre "Hak sahibi gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasım, Orman Genel Müdürlüğü; 2. madde uygulamasıyla orman sınırlan dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasım, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü'dür". Somut olayda; davaya konu taşınmazlarda orman rejimi dışına çıkarma işlemi yapılmadığından Çevre ve Orman Bakanlığı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esas yönünden ret edilmesi isabetsiz olduğundan, davalı Bakanlığın temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.

2)Davacı gerçek kişinin (A) işaretli bölüm yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Mahkemece hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, "Çekişmeli taşınmazlardan (A) ile işaretli 2588.71 m2 lik bölümün 1963 tarihli memleket haritasında, yeşil renge boyalı geniş yapraklı orman ağaçlarının bulunduğu alanda, yine 1957 tarihli hava fotoğraflarında ormanlık alanda kaldığı, %45 eğimli olduğu, içinde meşe ve harnup ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ile işaretli 4614.82 m2lik bölümün İse 1963 tarihli memleket haritasında beyaz renkli tarım alanında, 1957 tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı ve %15 eğimde olduğu, teraslama ile eğimin %5'e indirildiği,

tarım toprağı olduğu, üzerinde yaşlı zeytin, badem ve narenciye ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu" açıklanarak taşınmazın bu belgelerdeki ve orman kadastro haritasındaki konumunu göstermişlerdir.

Bilirkişi raporunda saptanan bulgulara göre (A) ile işaretli bölümün gerek eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu gibi, keşif gününde dahi eylemli orman olduğu anlaşıldığından, davacı gerçek kişinin bu bölümle ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3)Davalı Orman Yönetimi'nin (B) işaretli bölüm yönündeki temyiz itirazlarına gelince;

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli (A) ve (B) ile işaretli taşınmazların birbirine bitişik olduğu, üzerinde meşe ve harnup ağaçlarının bulunduğu, uzman bilirkişilerce dava konusu taşınmazların memleket haritasında gösterilen yerin yeşil boyalı orman alanı içinde ve etrafında yapraklı ve ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, eğimi %15 İken teraslanma sonucu düşürüldüğü ve etrafının Kara Tepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, bu haliyle davacı kişi adına tescile karar verilen bölümün 6831 sayılı Yasa'nın 17/2. maddesi hükmü gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

6831 sayılı Yasa'nın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.

6831 sayılı Yasa'nın 17/1-2. maddesi hükmü,

Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.

Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açlıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğü'nce değerlendirilir (03.07.2004 gün ve 5112 sayılı Yasa ile değişik hali) şeklindedir.

Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı İle ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.

Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKUKLARIN KAZANILAMAYACAGI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].

Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.

Dairemizin bu yoldaki kararlan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [YHGK'nın 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılmayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].

Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman İçi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.

2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 23/A ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26/a maddesi "6831 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların" da Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. O halde, açıklanan olgular gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının tamamen reddi gerekirken, taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

S o n u ç: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile davalı Bakanlığın temyiz itirazlarının kabulü ile Bakanlık aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, peşin alınan haran İstek halinde yatırana iadesine,

2)2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile (A) ile işaretli taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA, onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

3)3. bentte açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetimi'nin temyiz itirazlannın kabulü ile (B) ile işaretli bölüm yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alman haran istek halinde Orman Yönetimi'ne iadesine 20.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/693, K. 2008/4391, 20 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/693
Karar No
2008/4391
Tarih
20 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/694 K.2008/4386
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/694 K.2008/3491
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/696 K.2008/4370
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/696 K.2008/2348
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/696 K.2008/4119
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/698 K.2008/939

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.