İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7077 K.2009/4418

Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.2002 tarihinde sona erdiğinin ve bu tarihten itibaren prim borcunun bulunmadığının, 1.1.2003 tarihinden itibaren SSK sigortalısı olduğunun ve 1.11.2006 tarihinden itibaren SSK'dan yaşlılık aylığı almaya hak…

Esas2008/7077Karar2009/4418Tarih25 Mart 2009Okuma5 dk · 917 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2008/7077 E., 2009/4418 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mart 2009
Mahkemesi
İstanbul 3. İş Mahkemesi
Tarihi
12/03/2008
Numarası
2007/245-2008/119
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

917 kelime·5 dk okuma

Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.2002 tarihinde sona erdiğinin ve bu tarihten itibaren prim borcunun bulunmadığının, 1.1.2003 tarihinden itibaren SSK sigortalısı olduğunun ve 1.11.2006 tarihinden itibaren SSK'dan yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, davacının Limited Şirket ortaklığının son bulması nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.2002 tarihinde sona erdiğinin ve bu tarihten itibaren prim borcunun bulunmadığının ve 1.1.2003 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun ve 1.11.2006 tarihinden itibaren SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece,istem gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.3.1980 tarihinde başlayan ve 1980 yılında 100 gün, 1981 yılında 65 gün, 1.1.2003 den itibaren 2003 yılında 315 gün, 2004 yılında 360 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında (6.10.2006 çıkışla) 277 gün, olmak üzere toplam 1477 gün 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu, 20.3.1985 tarihinde vergi kaydına istinaden ve 7.1.1994 tarihinde de Limited Şirket ortaklığından dolayı resen 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, 14.4.1992 tarihinde prim ödemeye başladı, 1992 affından yararlandığı,

son ödemesinin 18.12.2002 tarihinde gerçekleştiği, davacının şirketteki hisselerinin tamamını 24.12.2002 tarihli noter tastikli hisse devri sözleşmesi ile devrettiği, ancak hisse devrine ilişkin şirket ortaklar kurulu kararının 5.3.2004 tarihli olup 11.03.2004 tarihli Ticaret sicil Gazetesinde yayımlandığı, davacının SSK’ya yaptığı tahsis talebinin kurumca Bağ-kur sigortalılığı devam ettiği ve Bağ-kur sigortalılığından sonra 1260 günü bulunmadığından reddedildiği anlaşılmıştır.

1479 Sayılı Yasanın 24 maddesi I-d) fıkrası uyarınca Limited Şirket ortaklarının bu kanuna göre sigortalı sayıldıkları belirtilmiş, aynı yasanın 25. maddesi c) fıkrasın da ise “Şirketle ilgisi kalmayanların ,çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği’’ ifade edilmiştir.

Bu durumda öncelikle ,davacının 24.12.2002 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile şirket ortaklığına son verip vermediğinin ve şirketle ilgisini kesip kesmediğini açıklığa kavuşturulmalıdır.

Gerçekten Türk Ticaret Yasası'nın 510. maddesinde limited şirketin kuruluş aşamasındaki tescil ve Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan usulleri ile 515. maddesinde şirket sözleşmesindeki her türlü değişikliğinde tescil ve ilanının zorunlu olduğu, değişiklik kararının üçüncü şahıslar hakkında ilan tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği, 519. ve 520. maddelerinde şirket ortaklarının şirket paylarını devir şekli ve esasları belirtilmiştir.

519. madde de, paylar hakkında defter tutulacağı, devir ve intikallerin bu deftere kaydedileceği, 520. maddede ise bir payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade edeceği, 520/son maddesinde de payın devri veya intikal sözleşmesinin imzası noterce tastikli olması halinde ilgililer hakkında hüküm ifade edeceği belirtilmiş bulunmaktadır.

Somut olayda davacının şirketteki tüm hisselerinin devrine ilişkin 24.12.2002 tarihli noter sözleşmesinin şirket ortaklar kurulu kararı olmaksızın düzenlendiğinden davalı Kuruma karşı bağlayıcı değildir.

Çünkü davacının şirket hisselerini devrettiğine ilişkin ortaklar kurulu kararı ancak 5.3.2004 tarihinde alınmış ve 11.3.2004 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir. Kurum açısından Türk Ticaret Yasasının öngördüğü şekilde hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının alındığı 5.3.2004 tarihine kadar davacının şirket ortaklığı resmi kayıtlarda devam etmektedir.

Yapılacak iş; davacının ortak olduğu şirkete ait ortaklar kurulu karar defteri, pay defteri ve yönetim kurulu karar defterinin getirtilerek, davacının şirket hisselerini noter sözleşmesiyle devrettiği 24.12.2002 tarihi ile buna ilişkin ortaklar kurulu karar tarihi olan 5.3.2004 tarihleri arasında şirketçe alınmış kararlara iştirak edip etmediği, ortaklar kuruluna katılıp katılmadığı, alınan kararlarda imzasının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak, şirketle ilgili anılan faaliyetlere katıldığının anlaşılması halinde şirket ortaklığının ve buna bağlı olarak da Bağ-kur sigortalılığının ortaklar kurulu karar tarihi olan 5.3.2004 tarihine kadar devam ettiğini kabul etmek, aksi halde şimdiki gibi sigortalılığının 31.12.2002 tarihinde sona erdiğinin kabulüne karar vermekten ibarettir.

Öte yandan , davacının 1.1.2003-5.3.2004 tarihleri arasındaki dönemde Bağ-kur sigortalısı olduğunun kabul edilmesi halinde, aynı dönemdeki 506 Sayılı Yasa’ya tabi çalışması ile çakışma durumu ortaya çıkacaktır.

Bu halde uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde hangi sigortalılığa öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır.

Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında sigortalı olabilmesi için hizmet ektine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3.maddesinin I/f bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” K bendinde ise “ herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesinin I ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşuluda getirilmiştir.

Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp önceden başlayıp devam eden sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas, 2001/659 Karar ve 3.10.2001 günlü kararında önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece davacının limited şirket ortaklığından dolayı Bağ-kur sigortalılığının 5.3.2004 tarihine kadar devam ettiğinin kabulü halinde, önceden başlayan Bağ-kur sigortalılığı nedeniyle sonradan başlayan ve çakışan 1.1.2003-5.3.2004 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmasının iptaliyle, 6.3.2004 tarihinden sonraki SSK’lı çalışmalarına göre 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi de dikkate alınarak yaşlılık aylığı yönünden ve aynı ilkeler çerçevesinde değerlendirilme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır

O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınmalı ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/7077, K. 2009/4418, 25 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/7077
Karar No
2009/4418
Tarih
25 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7078 K.2009/4425
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7079 K.2009/4417
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7080 K.2009/4431
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7081 K.2009/4426
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7082 K.2009/4410
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/7083 K.2009/4424

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.