KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/7295 E., 2009/7472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıların iş kazasından doğan ilama bağlı 10.000 TL. tazminat alacağı ile yasal faiz ve masraflarını Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2003/2372 E. Sayılı takip dosyasında tahsil etmesine karşın Kocaeli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/1205 E. Sayılı takip dosyasında aynı ilama dayalı bakiye faiz alacağı için takip yaptıklarını, faizin önceki takipte tahsil edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Uyuşmazlık; davacının önceki icra takibinde saklı tutulmayan faiz alacağının asıl borcun ödenmesi ile birlikte sakıt olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Borçlar Kanununun borçların ferilerinin sükutu ana başlıklı 113. maddesine göre; “Asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur.”
Kural olarak; ana alacağın sona ermesi ile birlikte ek haklar da sona erer. Anlam açısından bakıldığında ek haklar, bir ana hakkın varlığına ihtiyaç gösteren ve ancak ona bağlı olarak doğabilen haklardır. Faiz de bu haklar arasındadır. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz. (HGK.nun 13.03.2002 gün ve 2002/19 E.-82 K sayılı Kararı da aynı yöndedir.)
Somut olayda; davalı ilama bağlı alacağını faizi ile birlikte ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2003/2372 E. Sayılı takip dosyasında tamamen tahsil etmiş ve dosya 15.07.2003 tarihinde infazen işlemden kaldırılmıştır.
Asıl borcun ödendiği ve davalıların icra takibinde fazlaya ilişkin faiz haklarını saklı tutmadığı anlaşılmış olmasına göre, Borçlar Kanunu'nun 113. maddesi gözardı edilerek davanın kabulü yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/7295, K. 2009/7472, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama