KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/7553 E., 2009/2027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre,davalının tüm, davacının aşağıda yazılı bentlerin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde meydana gelen iş kazasında % 36.2 oranında sürekli işgöremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesi ile 50.000.00 TL maddi tazminat ve 75.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece 25340.00- TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle tahsiline fazlaya ilişkin manevi tazminatın ve maddi tazminatın reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
3-Olay tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken iş kazası geçiren davacının % 36.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının % 30 davalı işverenin % 70 oranında kusurlu bulunduğu dosya içeriğinden ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.
BK'nun 47 maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, sembolik tutarda bulunamaması gerekir.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru ile kazaya uğrayan işçinin sağ el 2,3,4,5.ci parmaklarının dipten kesilmesi şeklinde yaralandığı ve olay tarihinde henüz 25 yaşında olup olayın ağırlığı ve tarihi davacıda yaratılan elem ve üzüntü gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde 40.000.00 TL manevi tazminat yerine 25340.00 TL gibi az miktarda manevi tazminat takdir edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/7553, K. 2009/2027, 16 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama