KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8651 E., 2009/2584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... .... aralarındaki tespit davası hakkında Kırklareli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 9.11.2007 gün ve 54-659 sayılı kararın Düzeltilerek Onanmasına ilişkin Dairemizin 29.1.2008 gün ve 431-1048 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili 17.04.2008 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 29.01.2008 gün 2008/431 E, 2008/1048 K sayılı kararında açık maddi hata bulunduğundan bahisle düzeltilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamma karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararma sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
İncelenen dairemiz kararında yerel mahkeme kararının avukat ile temsil edilen davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğundan bahisle bozulmasına ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, ancak düzeltilmiş şekli ile yeni hüküm fıkrasının oluşturulması sırasında bilgisayar ortamında sehven davacı yerine davalı yazıldığı, esasen kararın gerekçesinden de lehine avukatlık ücreti takdir edilen tarafın davacı taraf olduğunun açıkça belli olduğu, maddi yanılgınm düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla, Dairemizin 29.01.2008 gün 2008/431 E, 2008/1048 K sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
1- Davalı, 09.11.2007 tarihinde yüze karşı tefhim edilen kısa kararı, 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra temyiz etmişse de, hükmün tefhimi, HUMK. 489.maddesinin yollama da bulunduğu aynı kanunun 388.maddesindeki unsurları içerir biçim de yapılmadığından, davalının temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulüne,
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava nitelikçe ilk tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren 2926 sayılı Yasa kapsam da sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dava açıldıktan sonra, davalı kurumun, davacının Eylül 1995 tarihinde teslim ettiği ürün bedelinden yapılan kesintiyi dikkate alarak tarım ... sigortalılığını 01.10.1995 tarihinden başlatması nedeniyle; Mahkemece "Davanın konusuz kalmâsı nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre, davasında haklı olduğu anlaşılan ve avukat ile temsil edilen davacı yararına tarife hükümleri dikkate alınarak maktu avukatlık ücreti takdir etmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmedinden H.U.M.K'nun 438/7. Maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/8651, K. 2009/2584, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama